Tasavvuf Erbabı Birer Söz Üstadıdırlar. Tarîkatlardaki Birçok Söz Kalıbı Ve Hitap, Mecaz Ve Diğer Söz Sanatları Üzerine Kuruludur. Onların Sözlerinde, Nefeslerinde, Nidâlarında Ve Şiirlerinde Mecazlar Ve Hazifler Bol Miktarda Bulunur. Zaten Onların Tenkit Edildikleri Konuların Başında Da Genelde Söz Sanatlarındaki Bu Ustalık Ve Maharetlerini Anlayabilecek Kapasiteye Sahip Olmayan Bazılarının Anlayışsızlığı Gelmektedir

I – Tasavvuf Erbabı Birer Söz Üstadıdırlar. Tarîkatlardaki Birçok Söz Kalıbı Ve Hitap, Mecaz Ve Diğer Söz Sanatları Üzerine Kuruludur. Onların Sözlerinde, Nefeslerinde, Nidâlarında Ve Şiirlerinde Mecazlar Ve Hazifler Bol Miktarda Bulunur. Zaten Onların Tenkit Edildikleri Konuların Başında Da Genelde Söz Sanatlarındaki Bu Ustalık Ve Maharetlerini Anlayabilecek Kapasiteye Sahip Olmayan Bazılarının Anlayışsızlığı Gelmektedir
Tasavvuf Erbabı Aynı Zamanda Birer Söz Üstadıdırlar
Üzerine konuştuğumuz kelimelerin bazıları mecazî yönden her ne kadar halk arasında yaygın bir şekilde kullanılıyor olsa da tasavvuf erbabı mesleklerinin yanı sıra birer söz üstadıdırlar ve onlar mecazî ifadeleri halk kesimine nazaran sıklıkla ve büyük bir ustalıkla kullanırlar.
Hatta Tarîkatlardaki birçok söz kalıbı ve hitap, mecaz ve diğer söz sanatları üzerine kuruludur. Onların
sözlerinde, nefeslerinde, nidâlarında ve şiirlerinde mecazlar ve hazifler bol miktarda bulunur. Zaten onların tenkit edildikleri konuların başında da genelde söz sanatlarındaki bu ustalık ve maharetlerini anlayabilecek kapasiteye sahip olmayan bazılarının anlayışsızlığı gelmektedir. İbnü Arabî ve Mevlânâ
Celâleddîn-i Rûmî (Kaddesallâhu Esrârahum) gibi büyükler de işaret etmiş
olduğumuz anlayışsızlık sebebiyle tenkit edilen şahsiyetlerin başında gelirler.

Şâirin de dediği gibi:
Yüzümü payına sürsem beni pamal eyleme,
Mur olur kim pend edüp eyler Süleyman ile bahs,
Her ne emr etsen buyur ben turmuşam fermanına,
Haddi mi vardur kulun ki ede sultan ile bahs.
-Kanunî Sultan Süleyman-
Kaynak: http://www.musellem.net/seyyid-fevzeddin-efendiye-yonelik-iftira-kampanyasi-uzerine/


II – Neticede Muhakkak Ki Bu Ailenin, Sözünü Ettiğimiz Eleştirilere, Bizim Burada Yazmış Olduğumuzdan Çok Daha Açık Ve Anlaşılır Bir Şekilde Verebilecekleri Cevapları Vardır. Lâkin onlar, Bahsetmiş Olduğumuz Bu İç Meseleleri, “Kol Kırılır, Yen İçinde Kalır” Deyimiyle İfade Edilebilecek Hassasiyetleri Sebebiyle Dile Getirmek İstememişlerdir. Geldiğimiz Noktada, Üzerinde Durduğumuz İfade Ve Cümlelerin Sarfına Sebep Olan Söz Konusu Problemler İzale Edilmiş Ve Sükûn Ortamı Sağlanmıştır. Dolayısıyla Günümüzde, Yazı Boyunca Adını Anmış Olduğumuz Zatlar İçin Artık Böyle Bir Gündem De Yoktur
Netice
Muhakkak ki bu ailenin, sözünü ettiğimiz eleştirilere, bizim burada yazmış olduğumuzdan çok daha açık ve anlaşılır bir şekilde verebilecekleri cevapları vardır. Lâkin onlar, bahsetmiş olduğumuz bu iç meseleleri, “kol kırılır, yen içinde kalır” deyimiyle ifade edilebilecek hassasiyetleri sebebiyle dile getirmek istememişlerdir. Geldiğimiz noktada, üzerinde durduğumuz ifade ve cümlelerin sarfına sebep olan söz konusu problemler izale edilmiş ve sükûn ortamı sağlanmıştır. Dolayısıyla günümüzde, yazı boyunca adını anmış olduğumuz zatlar için artık böyle bir gündem de yoktur.
O hâlde siz neden yazmak istediniz diye –mukaddimemize rağmen- sual edilecek olursa, vereceğimiz cevap oldukça acıdır. Bazı kimseler, burada üzerinde durmuş olduğumuz tenkit noktalarını, kendilerine açıklamış olmamıza rağmen anlamak istememiş ve tasavvufa eleştiri mahiyetinde kaleme aldıkları eserlerine derç ederek kalıcı bir hâle getirmişlerdir.
Kaynak: http://www.musellem.net/seyyid-fevzeddin-efendiye-yonelik-iftira-kampanyasi-uzerine/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın