Vehhabilere Koz Vermemek İçin Allah Dostlarının Kitaplarını Tercüme Ederken “Birkaç Kelimeyi” veya “Cümleyi” Çıkartın Ki, Mesel Bir Sofi Mektubat-ı Rabbani’yi Cep Telefonuna İndirip İncelediğinde “Allah Nisâ (Kadın) Şeklinde, Onların Organları Hâlinde Ayrı Ayrı Zâhir Oldu” Cümlesini Göremeyince Desin Ki “Allah Dostlarına Attığınız Bu İftiradan Dolayı Cehennemde Yanacaksınız”

I – İmam Rabbani’nin Eserlerinden «Allahü Teâlânın Zâhir İsmi O Kadar Çok Tecellî Etdi Ki, Her Şeyde Ayrı Ayrı Göründü. Hattâ Nisâ (Kadın) Şeklinde, Onların Organları Hâlinde Ayrı Ayrı Zâhir Oldu» Kısmının Çıkartılması
Kâmil ve herkesi kemâle kavuşduran, vilâyet derecelerine ulaşmış, nihâyeti başlangıca yerleşdirmiş olan yolda gidenlerin önderi, Allahü teâlânın beğendiği dînin kuvvetlendiricisi, şeyhimiz ve imâmımız şeyh Muhammed Bâkî Nakşîbendî ve Ahrârî “kaddesallahü teâlâ sirrehül akdes ve bellegahüllahü sübhânehü ilâ aksâ mâ yetemennâhü” hazretlerine, kölelerinin en aşağısı olan Ahmedden en yüksek makâma dilekcedir. Kıymetli emrlerinize uyarak bu mektûbu yüzümün karası ile yazıyorum. Dağınık, bozuk olan hâllerimi titriyerek arz ediyorum.
Bu yolda ilerlerken, Allahü teâlânın zâhir ismi o kadar çok tecellî etdi ki, her şeyde ayrı ayrı göründü. Hattâ nisâ (Kadın) şeklinde, onların organları hâlinde ayrı ayrı zâhir oldu.
Bu tâifeye o kadar bağlandım ki, nasıl bildireyim, kendimi tutamıyordum. Onların şeklindeki zuhûr başka hiçbir şeyde yokdu. Âlem-i emrdeki latîfelerin hâlleri ve acâib güzellikler bu şeklde görüldüğü kadar başka hiçbir şeyde görülmüyordu. Onların yanında eriyordum. Yanıp kül oluyordum. Bunun gibi her yiyecekde, her içecekde ve her cismde ayrı ayrı tecellîler oldu.
Kaynak: İmam Rabbani 1. Mektub
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek

(Alternatif)

Birinci mektupta şöyle diyor:
“ Kıymetli emirlerinize uyarak bu mektubu yüzümün karasıyla yazıyorum. Dağınık, bozuk olan hallerimi titreyerek arzediyorum. Bu yolda ilerlerken, Allah’u Teala’nın ismi zahirleri o kadar çok tecelli etti ki, her-şeyde ayrı ayrı göründü. Hatta nisa (kadınlar) şeklinde, onların organları halinde ayrı ayrı zahir oldu.. .”
Kaynak: Mektubat tercemesi, 1/6, birinci Mektup tercüme Hüseyin Hilmi Işık, Sönmez istanbul, 1968 (Çeviren))


II – Bu Yazının Orjinalini Neden Cep Telefonu Yazılımlarında Sansürleyerek Gerçeğin Üzerine Örttük? Bir Sofi Bu Kaynaklara Baktığında «Allah Kadınların Organında Zahir Oldu» Cümlesini Göremeyince Nediyecek? Allah Dostlarına İftira Atıyorsunuz. Kaynağa Kendim Baktım, Öyle Bir şey Yazmıyor. İftanız Yüzünden Cehennemde Yanacaksınız
Bu yazı orijinal kaynakların tamamından ve cep telefonu yazılımlarında yeralan kaynaklardan çıkartılmış ve şu şekilde yazılmıştır;
«Kıymet¬li emrlerinize uyarak bu mektûbu yüzümün karası ile yazıyorum. Dağınık, bozuk olan hâllerimi titriyerek arz ediyorum.
Bu yolda ilerlerken, Allahü teâlânın zâhir ismi o kadar çok tecellî etdi ki, her şeyde ayrı ayrı göründü.
Bu tâifeye o kadar bağlandım ki, nasıl bildireyim, kendimi tutamıyordum. Onların şeklindeki zuhûr başka hiçbir şeyde yokdu»
Kaynak: http://www.mektubat.de/node/1275
Kaynak: http://www.hakikatkitabevi.net/bookread.php?bookCode=002
Kaynak: https://kupdf.com/download/mektubat-rabbani-abdulkadir-akcicek_5a283607e2b6f57d1d814d53_pdf


III – Soru: “Sen Arapçamı Biliyorsun Rabbani’nin Orada Ne Deyip Demediğini Anlıyorsun? Tasavvuf Düşmanları Bu Allah Dostuna İftira Atıyor Olmasınlar? 3 Kaynaktada Bu Cümleye Rastlamadıysan Böyle Birşey Dememiştir İşte!” Tabiki Ben Arapça Bilmiyorum Ama Bu Gerçeğin Üzerini Örtenler Biryerde Olayı Gizlerken, Diğer Bir Sitede İtiraf Ediyorlar;
Soru: İmamı Rabbani’nin Birinci Mektup’taki şu sözlerini nasıl anlamalıyız
“… Bu tarikat edeplerine dair işlere devamım sırasında, Yüce Allah’ın ZÂHİR ismine bir zuhur yeri olma şerefine erdim; hem de tam manası ile her şeyden ayrı bir manada. O kadar ki: Bütün eşyada, tek tek bu tecelliyi gördüm, özellikle kadınların kisvesinde. Hatta ayrı ayrı her yanlarında. Bu kadınlar zümresine o kadar ram oldum ki: Anlatamam. Bu ram olma işinde çaresiz bir duruma düştüm…. …”
“Hâsılı: Su gibi eridim; bu kadınların elinde eriyip aktım. Anlattığım manada bir tecelli her yemekte ve içmekte, her giyim işinde başka başka oluyordu. Lezzetli mükellef bir yemek sofrasında (veya yenen şeyin kendisinde) bulduğum lezzeti, başkasında bulamadım. Bu değişiklikler, tatlı su ile tuzlu beyninde oluyordu: belki de her şeyde… Her şeyin tadı, başkalarından ayrı olarak, kendi değişik derecelerine göre kemal hususiyetleri arasındaydı. O kadar ki: Bu tecellilerin özelliklerini yazı ile anlatmak mümkün değildir…”

Cevap:
Değerli kardeşimiz,
İmam Rabbanî gibi büyük bir velinin sözlerini yanlış yönlere çekmek elbette yakışmaz.
İsm-i Zahir’in tecellisi, her şeyin dışına yansıyan, Allah’ın Hakim, Alîm, Kadîr ve Müzeyyin gibi isimlerinin de güzelliklerini gösteren nuranî bir yansımadır.
Kadınlarla ilgili sözleri ise,
“İnsanlar için kadınlar süslü gösterildi.” (Âl-i İmran, 3/14)
mealindeki ayet ile
“Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Kadınlar, güzel koku ve namazdaki gözümün aydınlığı.” (Kenzu’l-Ummal, h. No:18913)
manasındaki hadis-i şerif çerçevesinde değerlendirmek, yani ilahî hikmet, tezyin ve tasvir açısından bakmak gerektir. Öyle zannediyoruz ki, İmam bu hakikatin zuhurundan söz etmek istemiştir.
İmam-ı Rabbani’nin burada anlattığı şey, Allah’ın “ez-Zahir” isminin tecellisidir. Allah’ın bir takım eşya üzerinden bazı isim ve sıfatlarını izhar etmesi mümkündür. Nitekim Musa Aleyhisselam’a ağaçtan tecelli etmiş ve kendisiyle görüşmüştür. Bu ifadelerden Allah’ın eşyanın içine girdiği (hulûl) yönünde bir fikre kapılmamak gerekir. Zira eşyada zuhur eden Allah’ın kendisi değil bilakis onun ismi veya sıfatıdır. Yani Allah (c.c.) söz konusu ismini belli bir eşya üzerinden kuluna yoğun biçimde hissettirmektedir.
İmam-ı Rabbani’ye bu tecellinin ayrıca kadınlar üzerinden gerçekleşmesinin kesin sebebini bilmemiz mümkün olmamakla beraber, kadınların cemal, letafet ve şefkat yönünden erkeklere nispetle daha baskın olduğu, bu sebeple onların ilahi güzelliği ve rahmeti daha iyi yansıtabileceği de düşünülebilir.
Bununla birlikte İmam-ı Rabbani’nin mektupta hallerini şeyhine arz ettiği ve şeyhinden bunları doğru biçimde yorumlayıp kendisini aydınlatmasını istediği de göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim İmam-ı Rabbani’nin bu gibi hallerini şeyhine arz edip kendisini irşat etmesi istediği yönünde başka mektuplarda da bilgiler yer almaktadır. (bk. İmam Rabbani, Mektubat, On Birinci Mektup)
Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/imami-rabbani-zahir-isiminin-kadinda-tecellilerini-gordugunu-soyluyor-bunu-nasil-anlamaliyiz

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın