Unesco, 2007’yi ”Mevlana Yılı” İlan Etti, Mevlana’nın Değerini Papa 23. John ve Kabbalist Madonna Bile Anladı! Mevlânâ’nın Şiirlerinin Bugün Kiliselerde, Sinagoglarda, Zen Manastırlarında Okunuyor, Bu Odun Kafalı Tasavvuf Düşmanları Hala Anlamadı, Hala Vehhabi Kafasıyla Allah Dostlarını Reddiyye Uğraşıyor!

I – Unesco, 2007’yi ”Mevlana Yılı” İlan Edildi: Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu’na (UNESCO) Bir Öneri Sunduklarını Anımsatan Mustafa İsen, “Önerimiz Olumlu Yanıtlandı Ve UNESCO, Mevlana’nın 2007 Yılında Tüm Üye Ülkelerde Anılması Yolunda Karar aldı. Bir Anlamda 2007 Yılı ‘Dünya Mevlana Yılı’ İlan Edildi
UNESCO, 2007’yi ”Mevlana Yılı” ilan etti
Konya (AA)- Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Mevlana’nın doğumunun 800. yılı nedeniyle 2007’nin “Dünya Mevlana Yılı” olması konusundaki önerisini değerlendiren UNESCO, “Mevlana’nın 2007 yılında tüm üye ülkelerde anılması yolunda karar aldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa İsen, Mevlana’nın doğumunun 800. yılının 2007 yılına rastladığını bildirdi. Bu yüzden 2007 yılının ‘Dünya Mevlana Yılı’ olması konusunda Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu’na (UNESCO) bir öneri sunduklarını anımsatan İsen, “Önerimiz olumlu yanıtlandı ve UNESCO, Mevlana’nın 2007 yılında tüm üye ülkelerde anılması” yolunda karar aldı. Bir anlamda 2007 yılı ‘Dünya Mevlana Yılı’ ilan edildi” dedi.
Bu kararın ardından hemen çalışmalara ağırlık verdiklerini belirten İsen, 2007 yılında Konya’da gerçekleştirilecek Mevlana’yı Anma Etkinlikleri’nin dünya genelinde 1 yıla yayılacağını, bu konudaki hazırlıkların aralıksız sürdüğünü söyledi. Konya’da Valilik ve Belediye bünyesinde bazı çalışmaların yürütüldüğünü vurgulayan İsen, Ankara’da da bakanlık bünyesinde bir alt kurul oluşturduklarını ve bu kurulun 2007 yılında tüm dünyada Mevlana’yı anma etkinliklerinin düzenlenmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Kaynak: http://www.mynet.com/haber/guncel/unesco-2007yi-mevlana-yili-ilan-etti-207791-1


II – Bugün Dünyanın Dört Bir Köşesinde Her İnançtan, Her Dinden, Her Milliyetten İnsanlar Mevlana Derneklerinde Bir Araya Geliyor. Onun İçindir Ki Papa 23. John, ‘Katolik Dünyası Adına Mevlana’nın Önünde Saygıyla Eğiliyorum” Diyor.
2008 de Mevlânâ’yı anma töreninde o zamanın CHP genel başkanı Deniz Baykal’ın şu sözleridir: “Bizdeki İslamiyet, Usame Bin Ladin’leri değil, Mevlana’yı, Hacı Bektaşı Veli’leri yetiştiren bir anlayış olmuştur. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Mevlana ‘ben Kur’an’ın kölesiyim, Muhammed’in yolunun toprağıyım’ diyen kişidir. Bugün dünyanın dört bir köşesinde her inançtan, her dinden, her milliyetten insanlar Mevlana derneklerinde bir araya geliyor. Onun içindir ki Papa 23. John, ‘Katolik Dünyası adına Mevlana’nın önünde saygıyla eğiliyorum, diyor. İslamiyeti şiddetle terörle karalamak isteyenler, ya da baskıcı bir siyasi ideoloji haline dönüştürmek isteyenler karşılarında en sağlam dayanak olarak Mevlana’nın sevgi ve hoşgörü temelindeki tasavvufi ve hümanist insan anlayışını bulurlar. Onun içindir ki bugün Türkiye, İslamiyet’in en özgür, en akılcı, en ileri, en özgür yaşandığı yerdir. İslamiyet ile demokrasi, İslamiyet ile laiklik, İslamiyet ile özgür kadın anlayışı, en ileri ölçüde bağdaşabilmiştir.”[25]
[25]http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&KategoriID=4&ArticleID=1029565&Date=18.12.2008&b=Mevlana%20b
Kaynak: Bu yazı Genç Birikim Dergisinin Ağustos 2014 Sayısında Yayımlanmıştır.
Kaynak: www.muhammedimamoglu.com
Kaynak: http://www.gencbirikim.net/hangi-mevlana-gercek-mevlana-3/


III – Madonna Gibi Ünlü Sanatçılar Albümlerinde Ondan Şiirlere Yer Veriyor. Mevlânâ’nın Şiirlerinin Bugün Kiliselerde, Sinagoglarda, Zen Manastırlarında; New York’un Sanat Merkezlerinde Okunmasının Ve Yankılanmasının Nedeni De Budur. Öyle Görülüyor Ki, O Tüm İnsanlığın Mevlânâ’sıdır
“Mevlânâ’nın son yıllarda Batı’da en çok okunan şair olduğunu biliyoruz. Kitaplarının tercümeleri yüz binler satıyor. Şiirleri kaset ve CD’lere okunuyor. Madonna gibi ünlü sanatçılar albümlerinde ondan şiirlere yer veriyor. Böylece hem ona olan sevgi ve saygılarını, hem de onu sevenlere ulaşmayı hedefliyorlar. İşin ilginci ise, onu okuyanların her din, inanç, ırk ve kesimden olması. Hâlbuki daha on yıl öncesine kadar sadece akademik çevreler onu tanıyordu. Bugün ise, Amerikan edebiyat hayatında heyecan verici edebî ve felsefî bir güç olmuş. En önemli yanlarından birisi ise, kimseyi incitmeden mesajını ulaştırması ve herkesi kucaklaması; kimseyi “öteki” olarak görmemesi. Bundan dolayı, Mevlânâ sıradan bir sufi; Hindu, Budist veya Yahudi mistik gibi görülemez. O, kendini gerçekleştirerek insan olmanın zirvesinde olan biridir (insan-ı kâmil). Bu seviyeye çıkmış insanlar, içinde doğdukları ve büyüdükleri kültür ve ülkenin sınırlarına sığmaz; tüm insanlığa ulaşır ve hitap ederler. Mevlânâ’nın şiirlerinin bugün kiliselerde, sinagoglarda, Zen manastırlarında; New York’un sanat merkezlerinde okunmasının ve yankılanmasının nedeni de budur. Öyle görülüyor ki, o tüm insanlığın Mevlânâ’sıdır.
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yorum_yorum-ibrahim-ozdemir-batili-insan-mevlanayi-neden-okuyor_771038.html
Kaynak: http://www.gencbirikim.net/hangi-mevlana-gercek-mevlana-4/


VI – Mevlânâ Felsefesi Globalleşmenin Yeni Dini Gibi Bütün Dünyada Hızla Yayılıyor. Binlerce Yeni İnsan Mevlânâ Okuyor, Dünyanın Her Köşesinde Mevlevi Ve Sufi Dernekleri Kuruluyor. İtalya’dan Fransa’ya, Avustralya’dan Abd’ye Kadar Her Yerde Yeni Mevlana Cemaatleri Ortaya Çıkıyor. İnsanlar Ney Çalıyor, Mevlevi Tarzı Dönerek Dans Ediyor, Barış Ayinleri Düzenliyor
Nilüfer Kas, Aralık 2001’de Tempo dergisinde yayımlanan “Globalizmin Yeni Dini: Mevlânâ“ başlıklı yazısında şöyle diyordu: ” Mevlânâ, 21. yüzyılın global barış şairi oluyor. Mevlânâ felsefesi globalleşmenin yeni dini gibi bütün dünyada hızla yayılıyor. Binlerce yeni insan Mevlânâ okuyor, Mevlânâ öğreniyor. İslam Rönesansı arayanlar Mevlânâ ‘ya koşuyor. Çünkü tüm dünyada ‘Ne olursan ol yine gel’ diyerek dil, din, ırk, cins ayrımı yapmadan bütün insanlığa barış ve umut vaat eden Mevlânâ gibi evrensel bir bilge yok. 11 Eylül sonrası terör ve şiddete dayalı radikal İslama dünya çapında tepki arttı. Mevlânâ ‘ya yöneliş daha da hızlandı. İslam şemsiyesi altında, tasavvuf felsefesiyle Tanrı ve insan sevgisini yücelten Mevlânâ, Batı’nın ‘barışçı, hoşgörülü İslam’ arayışına bire bir cevap veriyor, Bu yüzden Batı’da Mevlânâ ‘nın Mesnevi’si son yıllarda bestseller listelerinde. 11 Eylül’den sonra satışlar daha da arttı. Dünyanın her köşesinde Mevlevi ve sufi dernekleri kuruluyor. İtalya’dan Fransa’ya, Avustralya’dan ABD’ye kadar her yerde yeni Mevlana cemaatleri ortaya çıkıyor. İnsanlar ney çalıyor, Mevlevi tarzı dönerek dans ediyor, barış ayinleri düzenliyor. ABD’de çeşitli üniversitelerde Mevlânâ kürsüleri açılıyor.” Aslına bakılırsa, bu ilginin başlangıcı on yıllar öncesine dayanıyor. Idries Shah (İdris Şah), 1964’te yayımlanan kitabında şöyle diyordu:”Gerek düşün ve gerekse de tekst olarak Rumi’nin Batı’daki etkisi hayli büyüktür. Geçtiğimiz yıllarda yapıtlarının çoğunun Batı dillerine çevrilmesinden ötürü bu etki daha da artmıştır.” (The Sufis, Londra, Jonathan Cape Ltd., 1969, s. 116)”
Kaynak: Nilüfer Kas, Aralık 2001’de Tempo dergisi
Kaynak: http://www.gencbirikim.net/hangi-mevlana-gercek-mevlana-4/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın