Peygamberimiz 1259. Seneside Hücreme Geldi, Hakikat Ve Vuslatın Ne Olduğunu Anlatmak İçin Bir Risale Hazırla Diye Emretti. Efendimizin Bu Fermanını Yerine Getirmek, Kaçınılmaz Bir Görev Olduğundan: (Memur, Mazurdur) Hükmüne Güvenerek Bu Âciz Köleleri, Resûlül-lah’ın İradelerine Boyun Eğerek Uydum Ve Allahu Teâlâ’nın Tevfikiyle Bitirebilmeyi Rica Ve Niyaz Ederek Kalemi Elime Aldım

I – 1259. Yılında Allah Resulu Hücresine Geldi Ve Dediki: Evlâdım Nuri, İsterim, Âşık, Sâdık Ve Tâlib-i Dîdâr Olan Ümmetim, Kolaylıkla Yollarını Doğrultsun,

II – Resûlüllah’ın İradelerine Boyun Eğerek Uydum Ve Allahu Teâlâ’nın Tevfikiyle Bitirebilmeyi Rica Ve Niyaz Ederek Kalemi Elime Aldım

.

I – 1259. Yılında Allah Resulu Hücresine Geldi Ve Dediki: Evlâdım Nuri, İsterim, Âşık, Sâdık Ve Tâlib-i Dîdâr Olan Ümmetim, Kolaylıkla Yollarını Doğrultsun,
Bin, iki yüz elli dokuz senesi Rebiul’âhir ayında idi. Hücremizde müteveccih iken Sultânül Enbiyâ Sertâcil Evliya, vel As-fiyâ, vel Etkıyâ sallâllahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretleri zuhur edip bu nâçiz kulunu ihsânen ve mürüvveten taltif etti:
«Evlâdım Nuri, buyurdu, vakitler bir acaip oldu. İsterim, âşık, sâdık ve tâlib-i dîdâr olan ümmetim, kolaylıkla yollarını doğrultsun. Rıza yoluna, kemer tutunarak vuslat sırrına nail olsun. Bâzı sofiyyûn da vasıtasız, ittikası üzere giderek yollarını doğrultmağa kendilerinde kabiliyet bulsun.
Kaynak: Miftahul kulub1 –Mehmed Nuri Şemsittin Nakşibendi Demir Kitabevi, İst-1968 (s:7)

.

II – Resûlüllah’ın İradelerine Boyun Eğerek Uydum Ve Allahu Teâlâ’nın Tevfikiyle Bitirebilmeyi Rica Ve Niyaz Ederek Kalemi Elime Aldım
Onları, helak olmak mertebesine getiren bu uçurumdan kurtarmak ve tecellileri gereğince şeriat, tarikat, marifet, hakikat ve vuslatın ne olduğunu anlatmak için bir risale hazırla! Bu risalenin adı (MİFTÂH-ÜL-KULÛB: SIR’R-1–ŞEMSED- DİN) olsun. Âşık, sâdık ve didâra talip olan ümmetlerim, bu-na itibar edip amel etsinler ve ne yapmaları gerektiğini öğrenerek yollarını doğrultsunlar, diye emir buyurdular.
Sultan-ül-enbiyâ, Resûl-ü-Kibriyâ, Habib-i-Hüdâ ve Şefi-i-ruz-i-cezâ sallALLAHu aleyhi ve sellem efendimizin bu fermanını yerine getirmek, kaçınılmaz bir görev olduğundan: (MEMUR, MAZURDUR) hükmüne güvenerek bu âciz köleleri, Resûlül-lah’ın iradelerine boyun eğerek uydum ve ALLAHu teâlâ’nın tevfikiyle bitirebilmeyi rica ve niyaz ederek kalemi elime aldım.
Kaynak: Miftahul Kulub 2 (Kalblerin Anahtarı) Mehmed Nuri Şemsüddin Nakşibendi, Salah Bilici Kitabevi, İst-1979 (s:2-3)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın