I – Bu Kitap, Mesnevî Kitabıdır. Mesnevi Hakikate Ulaşma Ve Yakîn Sırlarını Açma Hususunda Din Asıllarının Asıllarıdır. Tanrı’nın En Büyük Fıkhı, Tanrı’nın En Aydın Yolu, Tanrı’nın En Açık Bürhanıdır. Mesnevî, İçinde Kandil Bulunan Kandilliğe Benzer. Şüphe Yok Ki Mesnevi Gönüllere Şifadır, Hüzünleri Giderir, Kur’ân’ı Apaçık Bir Hale Koyar, Rızıkların Bolluğuna Sebep Olur, Huyları Güzelleştirir. Şanları Yüce, Özleri Hayırlı Kâtiplerin Elleriyle Yazılmıştır, Temiz Kişilerden Başkalarının Dokunmasına Müsaade Etmezler.
II – Mesnevî Âlemlerin Rabbinden İnmedir. Bâtıl Ne Önünden Gelebilir, Ne Ardından. Tanrı Onu Korur, Gözetir; Tanrı En İyi Koruyandır, Merhametlilerin En Merhametlisidir. Mesnevî’nin Bunlardan Başka Lakapları Da Var. O Lakapları Veren De Tanrı’dır.
III – Neden Mahfuzdur O Levh? Hatadan! Bu, Ne Yıldız Bilgisidir, Ne Remil, Ne De Rüya… Tanrı, Doğrusunu Daha İyi Bilir Ya, Tanrı Vahyidir! Sofiler, Bunu Halktan Gizlemek İçin Gönül Vahyi Demişlerdir. Sen İstersen Onu Gönül Vahyi Farzet… Gönül Zaten Onun Nazargâhıdır… Gönül, Ona Agâh Olunca Nasıl Hata Eder?
IV – …Ormanlar Kalem Olsa, Denizler Mürekkep Olsa Yine Mesnevi’nin Biteceğini Umma…”
.
I – Bu Kitap, Mesnevî Kitabıdır. Mesnevi Hakikate Ulaşma Ve Yakîn Sırlarını Açma Hususunda Din Asıllarının Asıllarıdır. Tanrı’nın En Büyük Fıkhı, Tanrı’nın En Aydın Yolu, Tanrı’nın En Açık Bürhanıdır. Mesnevî, İçinde Kandil Bulunan Kandilliğe Benzer. Şüphe Yok Ki Mesnevi Gönüllere Şifadır, Hüzünleri Giderir, Kur’ân’ı Apaçık Bir Hale Koyar, Rızıkların Bolluğuna Sebep Olur, Huyları Güzelleştirir. Şanları Yüce, Özleri Hayırlı Kâtiplerin Elleriyle Yazılmıştır, Temiz Kişilerden Başkalarının Dokunmasına Müsaade Etmezler.
Bu kitap, Mesnevî kitabıdır. Mesnevi hakikate ulaşma ve yakîn sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarıdır. Tanrı’nın en büyük fıkhı, Tanrı’nın en aydın yolu, Tanrı’nın en açık bürhanıdır. Mesnevî, içinde kandil bulunan kandilliğe benzer. Sabahlardan daha aydın bir surette parlar. Kalplere cennettir; pınarları var, dalları var, budakları var. O pınarlardan bir tanesine bu yol oğulları “sel sebil” derler. Makam ve keramet sahiplerince en hayırlı duraktır, en güzel dinlenme yeri… Hayırlı ve iyi kişiler orada yerler, içerler. Hür kişiler ferahlanır, çalıp çağırırlar. Mesnevî, Mısır’daki Nil’e benzer: Sabırlılara içilecek sudur. Firavun’un soyuna sopuna ve kâfirlere hasret… Nitekim Tanrı da, “Hakk onunla çoğunun yolunu azıtır, çoğunun da yolunu doğrultur.” demiştir. Şüphe yok ki Mesnevi gönüllere şifadır, hüzünleri giderir, Kur’ân’ı apaçık bir hale koyar, rızıkların bolluğuna sebep olur, huyları güzelleştirir. Şanları yüce, özleri hayırlı kâtiplerin elleriyle yazılmıştır, temiz kişilerden başkalarının dokunmasına müsaade etmezler. Mesnevî Âlemlerin Rabbinden inmedir. Bâtıl ne önünden gelebilir, ne ardından. Tanrı onu korur, gözetir; Tanrı en iyi koruyandır, merhametlilerin en merhametlisidir. Mesnevî’nin bunlardan başka lakapları da var. O lakapları veren de Tanrı’dır…”
KAYNAK: Şark İslâm Klasikleri, Mesnevi, Mevlâna, M.E.B. Yayınları, İstanbul 1988 çeviren Veled İzbudak. Cilt 1.
.
(Ayet) Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir.
NUR Suresi 35. ayet
Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O’nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nûr üstüne nûrdur. Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir
.
(Ayet) Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
YUNUS Suresi 57. ayet
Diyanet Vakfi: Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
.
(Ayet) Ona ancak temizlenenler dokunabilir.
VAKIA Suresi 79. ayet
Ona ancak temizlenenler dokunabilir.
.
(Ayet) Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah’tan indirilmiştir.
FUSSİLET Suresi 42. Ayet
Ona önünden de ardından da bâtıl gelemez. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah’tan indirilmiştir.
.
II – Mesnevî Âlemlerin Rabbinden İnmedir. Bâtıl Ne Önünden Gelebilir, Ne Ardından. Tanrı Onu Korur, Gözetir; Tanrı En İyi Koruyandır, Merhametlilerin En Merhametlisidir. Mesnevî’nin Bunlardan Başka Lakapları Da Var. O Lakapları Veren De Tanrı’dır.
RAHMAN VE RAHMİN ALLAHIN ADIYLA
Bu mesnevi kitabıdır. O, ulaşma ve kesin bilme sırlarını açıklamada dinin asıllarının asıllaranın asıllarıdıır. O, Allah’ın en büyük fıkhıdır, Allah’ın en aydınlık yoludur ve Allah’ın en açık delilidir. “Işığın hali, içinde kandil bulunan kandillik gibidir. Sabahın ilk anlarından daha parlak verir. O, pınarları ve dalları bulunan gönül cennetleridir. Onda, bu yolun oğullarınca “Selsebil” diye adlandırılan bir pınar vardır ve makam ve keramet sahiplerince en hayırlı makam ve en güzel dinlenme yeridir. Ulu kişiler orada yerler içerler; özgür kişiler orada huzur bulur ve neşelenirler. O, Mısır’da ki nil gibi, sabredenler için içecektir; Firavun soyuna ve kafirlere hasrettir. Allah’ın dediği gibi “Onunla çoğunu sapıtır, çoğunu doğru yola getirir. Gerçekten o gönüllere şifadır, hüzünlere ciladır ve Kur’an’ı açıklayıcıdır. Rızıkları genişletir ve Ahlakı güzelleştirir. Kerem sahibi salih yazıcıların elleri ile yazılmıştır. Temiz kişilerden başkasının ona dokunmasını men ederler. ALEMLERİN RABBİNDEN İNDİRİLMEDİR. Batıl, onun önünden ve arkasından gelemez. Allah gözetir ve korur. O, en iyi koruyucudur ve merhametlilerin en merhametlisidir. Mesnevi’nin başka lakaplarıda vardır. Yüce Allah ona lakap verdi. Bu azla sözü kısalttık ve az çoğa işaret eder; yudum göle işaret eder; bir avuç buğday, harmana işaret eder.
Kaynak: Prof.Dr.Adnan KARAİSMAİLOĞLU,Mesnevi, Celaleddin Rumi, Akçağ Yayınları, 885 Sayfa:35; Önsöz)
Kaynak: Mevlana Celaleddin Rumi Yeni şafak yayınları Mesnevi cilt 1 sayfa 39 Çeviren Prof.Dr . Adnan Karaismailoğlu
.
(Ayet) O, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
VAKIA Suresi 80. Ayet
O, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
(Ayet) Muhakkak ki o (Kur’an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
ŞUARA Suresi 192. Ayet
Muhakkak ki o (Kur’an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
.
III – Neden Mahfuzdur O Levh? Hatadan! Bu, Ne Yıldız Bilgisidir, Ne Remil, Ne De Rüya… Tanrı, Doğrusunu Daha İyi Bilir Ya, Tanrı Vahyidir! Sofiler, Bunu Halktan Gizlemek İçin Gönül Vahyi Demişlerdir. Sen İstersen Onu Gönül Vahyi Farzet… Gönül Zaten Onun Nazargâhıdır… Gönül, Ona Agâh Olunca Nasıl Hata Eder?
“Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya. Tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, Tanrı vahyidir! Sofiler, bunu halktan gizlemek için Gönül Vahyi demişlerdir!”….”
Kaynak: Mesnevi-Celaleddin Rubi MEB Yayınları, c: 4 s: 151
(Veya)
1850. O padişah, Ebulhasan’ın ihsanına, kıskanmasına ait ne gibi huylar söylediyse aynen zuhur etti. Çünkü onun önünde giden levhimahfuz’dur… Neden mahfuzdur o levh? Hatadan! Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya… Tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, Tanrı vahyidir!
Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir. Sen istersen onu gönül vahyi farzet… Gönül zaten onun nazargâhıdır… Gönül, ona agâh olunca nasıl hata eder?
1855. Ey mümin, sen, Tanrı nuruyla bakar, görürsün… Hatadan, yanılmadan eminsin!
Kaynak: Çeviren: Veled İzbudak/ Gözden Geçiren: Abdulbaki Gölpınarlı/ Şark İslam Klasikleri/ Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları (C.4 Beyitler 1850-1855; s. 151 (Beyit 2245; s.178 Ayrıca bkz. s. 326)
.
(Ayet) Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken «Bana da vahyolundu» diyenden ve «Ben de Allah’ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim» diyenden daha zalim kim vardır! O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara: «Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O’nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanızdan ötürü, bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız!» derken onların halini bir görsen!
EN’AM Suresi 93. Ayet
Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken «Bana da vahyolundu» diyenden ve «Ben de Allah’ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim» diyenden daha zalim kim vardır! O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara: «Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O’nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanızdan ötürü, bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız!» derken onların halini bir görsen!
.
(Ayet) Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.
ALİ İMRAN-78 ayet
Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.
.
IV – …Ormanlar Kalem Olsa, Denizler Mürekkep Olsa Yine Mesnevi’nin Biteceğini Umma…”
“….Ormanlar kalem olsa, denizler mürekkep olsa yine Mesnevi’nin biteceğini umma…”
Kaynak: Mesnevi-Celaleddin Rumi c: 6 s: 178
.
(Ayet) Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.
LOKMAN Suresi 27. Ayet
Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.