I – Bediüzzaman’ın “Yazdırıldı, İhtar Edildi, İzin Verilmedi” Türünden Beyanlarıyla Risale-i Nur Bediüzzaman Veya Nur Talebeleri Tarafından Kutsallaştırılıyor Mu?
II – Bir Arkadaşım “Yoksa Size De Mi Yazdırılıyor?” Filan Diye Kendince Bir Dokundurmada Bulundu. Risale-i Nur’la Olan İrtibatımı Bildiği İçin. Ben De Dedim Ki “Evet, Bana Da Yazdırılıyor. Çünkü Ben, ‘Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur’, Diye Bildiren Kur’an’a İnanıyorum Dedim. Bu Kur’an’ın Bir Ayetidir. Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur. Yoksa Size Yazdırılmıyor Mu? Yoksa Siz Fiillerinizin Allah’ın İradesi, Kudreti Olmaksızın Vücuda Geldiğine Mi İnanıyorsunuz?” Dedim. Güya Espri Yapıyordu Sonra Yüzü Ciddi Bir Şekilde Asıldı
III – Mesela Yağmur İçin Ne Der? Yağmur Gelmiyor, Yağmur Yağmıyor. Yağdırılıyor. Yağmur Yağıyor Sözünde Tevhit Var Mı? “Yağmur Yağdırılıyor” Dediğimizde O Kendi Kendine Olan Bir Şey Değil. Bir Fail Var, Yapan Biri Var, Sevk Eden Biri Var, İrade Eden Biri Var Manası. “Yağmur Yağmıyor, Yağdırılıyor” Diyen Bir Bediüzzaman, “Ben Yazdım” Demez “Yazdırıldı” Der. Allah’ın İzniyle, Allah’ın İhsanıyla, Allah’ın Lütfuyla Bu Yazılabildi. Bu Benim Malım Değil, Benim Eserim Değil. Allah’ın Lütfu, Allah’ın İkramı
IV – Bediüzzaman’ın Bu Sözü “Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur” Ayetine Dayanır. Bedir Savaşıyla İlgili Enfal Suresinde “Atarken Okları Siz Atmadınız. Allah Attı Onları” Diyor Değil Mi? Öldürürken O Oklar Müşrikleri Veya Kılıçlar, Siz Öldürmüyordunuz Allah Onları Öldürüyordu. Sahabeler Yok Muydu Orada? Vardılar.
V – Bediüzzaman, Risale-İ Nur’da Pozitivist, Rasyonalist, Seküler Paradigmadan Kur’ani Bir Çıkışın İmkanını Sunar. Biz Rasyonalist, Pozitivist, Modernist Bir Düşünce Kalıbı İçerisindeyiz. Esasen Mesela Bu Söze İtirazda. Zaten Küresel Bir Kuşatma Var.
VI – Oryantalistlerin Türkiye Şubesi Olmak Sanki Meziyet. 800 Senedir Mevlana’nın –Haşa- Müşrik Olduğunu Senin Kadar Akıllı Bir Tane Adam Yok Muydu Ki Şimdi Sen Görüyorsun? Sorun Sende Olmasın? Sorun Senin Güya Dışına Çıktığını Zannettiğin Halbuki Tam Ortasında Olduğun Modern, Rasyonalist Paradigmada Olmasın?
(Ayet) Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken «Bana da vahyolundu» diyenden ve «Ben de Allah’ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim» diyenden daha zalim kim vardır!
.
I – Bediüzzaman’ın “Yazdırıldı, İhtar Edildi, İzin Verilmedi” Türünden Beyanlarıyla Risale-i Nur Bediüzzaman Veya Nur Talebeleri Tarafından Kutsallaştırılıyor Mu?
Soru: Bediüzzaman’ın risalelerin çeşitli yerlerinde çeşitli risaleler için kullanılmış olan “yazdırıldı, ihtar edildi, izin verilmedi” türünden beyanları var. Bunun üzerinden bir takım yorumlar, eleştiriler geliyor. Bunlar ne anlama geliyor? Risale-i Nur Bediüzzaman veya Nur Talebeleri tarafından kutsallaştırılıyor mu?
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
II – Bir Arkadaşım “Yoksa Size De Mi Yazdırılıyor?” Filan Diye Kendince Bir Dokundurmada Bulundu. Risale-i Nur’la Olan İrtibatımı Bildiği İçin. Ben De Dedim Ki “Evet, Bana Da Yazdırılıyor. Çünkü Ben, ‘Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur’, Diye Bildiren Kur’an’a İnanıyorum Dedim. Bu Kur’an’ın Bir Ayetidir. Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur. Yoksa Size Yazdırılmıyor Mu? Yoksa Siz Fiillerinizin Allah’ın İradesi, Kudreti Olmaksızın Vücuda Geldiğine Mi İnanıyorsunuz?” Dedim. Güya Espri Yapıyordu Sonra Yüzü Ciddi Bir Şekilde Asıldı
On yıl kadar önceydi bir dernekte yönetim kurulunda bir dönem beraber görev yaptığımız bir arkadaş. Bir ortamda “Yoksa size de mi yazdırılıyor?” filan diye kendince bir dokundurmada bulundu. Risale-i Nur’la olan irtibatımı bildiği için. Ben de dedim ki “Evet, bana da yazdırılıyor. Çünkü ben, ‘sizi ve fiillerinizi yaratan O’dur’, diye bildiren Kur’an’a inanıyorum dedim. Bu Kur’an’ın bir ayetidir. Sizi ve fiillerinizi yaratan O’dur. Yoksa size yazdırılmıyor mu? Yoksa siz fiillerinizin Allah’ın iradesi, kudreti olmaksızın vücuda geldiğine mi inanıyorsunuz?” dedim. Güya espri yapıyordu sonra yüzü ciddi bir şekilde asıldı. Bediüzzaman’ın haşa kendine vahiy geldiği gibi bir iddia değil bilakis bir mümin olarak tevhitteki hassasiyetinden, Kur’an’a olan imanından geldiğinin cevabı vardı o sözün içerisinde. Diğer taraftan böyle bir hassasiyete karşı lakaytlık ve gerekli anlama çabasının olmayışının bir işareti de vardı. Ona göre o cevap herkese teşmil edilebilir bir şey.
Şimdi Kur’an’ın bize sürekli uyardığı nokta bu değil midir? Baştan sona kâinata tefekkürünü ondan sonra dönüp kendimize ehadiyet dersi bunun için verilmez mi.
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
III – Mesela Yağmur İçin Ne Der? Yağmur Gelmiyor, Yağmur Yağmıyor. Yağdırılıyor. Yağmur Yağıyor Sözünde Tevhit Var Mı? “Yağmur Yağdırılıyor” Dediğimizde O Kendi Kendine Olan Bir Şey Değil. Bir Fail Var, Yapan Biri Var, Sevk Eden Biri Var, İrade Eden Biri Var Manası. “Yağmur Yağmıyor, Yağdırılıyor” Diyen Bir Bediüzzaman, “Ben Yazdım” Demez “Yazdırıldı” Der. Allah’ın İzniyle, Allah’ın İhsanıyla, Allah’ın Lütfuyla Bu Yazılabildi. Bu Benim Malım Değil, Benim Eserim Değil. Allah’ın Lütfu, Allah’ın İkramı
YAĞMUR YAĞMIYOR YAĞDIRILIYOR
Mesela yağmur için ne der? Yağmur gelmiyor, yağmur yağmıyor. Yağdırılıyor. Yağmur yağıyor sözünde tevhit var mı? Kötü niyetle de söylenmeyebilir illa şirk anlamında da söylenmeyebilir. Ama yağmur yağıyor sözü ortada bir söz.
Kendi kendine oluyor manasına da açık bir söz. “Yağmur yağdırılıyor” dediğimizde o kendi kendine olan bir şey değil. Bir fail var, yapan biri var, sevk eden biri var, irade eden biri var manası. O tevhit dersi o kelimenin içerisinde direkt zaten hatırlatılmış oluyor. “Yağmur yağmıyor, yağdırılıyor” diyen bir Bediüzzaman, “ben yazdım” demez “yazdırıldı” der. Allah’ın izniyle, Allah’ın ihsanıyla, Allah’ın lütfuyla bu yazılabildi. Bu benim malım değil, benim eserim değil. Allah’ın lütfu, Allah’ın ikramı.
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
IV – Bediüzzaman’ın Bu Sözü “Sizi Ve Fiillerinizi Yaratan O’dur” Ayetine Dayanır. Bedir Savaşıyla İlgili Enfal Suresinde “Atarken Okları Siz Atmadınız. Allah Attı Onları” Diyor Değil Mi? Öldürürken O Oklar Müşrikleri Veya Kılıçlar, Siz Öldürmüyordunuz Allah Onları Öldürüyordu. Sahabeler Yok Muydu Orada? Vardılar.
Bediüzzaman’ın bu sözü “sizi ve fiillerinizi yaratan O’dur” ayetine dayanır. Bedir savaşıyla ilgili Enfal suresinde “Atarken okları siz atmadınız. Allah attı onları” diyor değil mi? Öldürürken o oklar müşrikleri veya kılıçlar, siz öldürmüyordunuz Allah onları öldürüyordu. Sahabeler yok muydu orada? Vardılar. Burada ne ders verir? Görünen sebepler dairesi içerisinde yapan sizsiniz. Mülk perdesine bakıldığında siz gözüküyorsunuz. Ama unutmayın fail-i hakiki, müsebbibü’l-esbap Cenab-ı Hak’tır. Halık-ı zülcelalinizdir. Rabbü’l-âlemindir. Bunu unutmayın. Bunu kendinize yazmayın. Sebepler dairesinde siz veya bir başkası kim yapıyor gözükürse gözüksün bilin ki o fiili yaratan ilmiyle, iradesiyle, kudretiyle o fiili ihsan eden, ikram eden Rabbinizdir. Bediüzzaman’ın bu hassasiyeti buradan kaynaklanıyor. Kur’an’da yine “Mâ esâbeke min hasenetin fe minallâh.” “Ne ki bir güzellik isabet etmişse Allah’tandır.” Ve mâ esâbeke min seyyietin fe min nefsike.” “Ne ki bir kötülük, bir kusur var o sizdendir, nefsinizdendir, kendinizdendir.” Yine buradaki manaya mutabık. Kaynak: Said Nursi gibi bana da yazdırıldı, yoksa size yazdırılmıyor mu?
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
V – Bediüzzaman, Risale-İ Nur’da Pozitivist, Rasyonalist, Seküler Paradigmadan Kur’ani Bir Çıkışın İmkanını Sunar. Biz Rasyonalist, Pozitivist, Modernist Bir Düşünce Kalıbı İçerisindeyiz. Esasen Mesela Bu Söze İtirazda. Zaten Küresel Bir Kuşatma Var.
Biz rasyonalist, pozitivist, modernist bir düşünce kalıbı içerisindeyiz. Esasen mesela bu söze itirazda. Zaten küresel bir kuşatma var. Modernitenin, onun içerisinde de çok katı ve hoyrat bir şekilde. Özellikle de eğitim müfredatı üzerinden hem düşünüş hem de kelimeler düzeyinde muazzam bir tasallutu var üzerimizde. Bu zamanın dindarları bundan uzak değil. Bu paradigmanın içerisinde konuşuyorlar. Bu paradigmanın içerisinde düşünüyorlar. Bunun dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.
Bediüzzaman modern, pozitivist, rasyonalist, seküler paradigmadan çıkışı, Kur’ani bir çıkışın imkanını sunar risalelerde. Hem tefekkürüyle o tefekkürü öğreten düşünüş biçimiyle hem de o tefekkürü ifade ederken kullandığı kelimeleriyle.
Bu anlamda bir özgürlük davetidir. Modern, seküler, pozitivist, rasyonalist paradigmanın dışına çıkabilme noktasında. O paradigmayı aşma noktasında bir özgürlük davetidir.
Bediüzzaman’ın bu sözünü 200 sene veya 400 sene önce onu okuyanlar olsa kimse yadırgamayacaktı. Çünkü herkes o sözün ne anlamda söylendiğini bilecekti. Çünkü, bunun tevhitteki bir hassasiyetten kaynaklandığını, “güzellik varsa o bizden değildir Rabbimizdendir, O’nun kitabındandır, O’nun Resulündendir” dersini içerdiğini, bilginin yegane kaynağının, düşüncenin yegane kaynağının akıl olmadığını da bildikleri için. Hads diye, sünuhat diye, keşif diye, rüyet diye, ilham diye bilgilenme, öğrenme kanallarının olduğunu zaten biliyor oldukları için. Garipsemeyeceklerdi, yadırgamayacaklardı. Kaynak: Said Nursi gibi bana da yazdırıldı, yoksa size yazdırılmıyor mu?
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
VI – Oryantalistlerin Türkiye Şubesi Olmak Sanki Meziyet. 800 Senedir Mevlana’nın –Haşa- Müşrik Olduğunu Senin Kadar Akıllı Bir Tane Adam Yok Muydu Ki Şimdi Sen Görüyorsun? Sorun Sende Olmasın? Sorun Senin Güya Dışına Çıktığını Zannettiğin Halbuki Tam Ortasında Olduğun Modern, Rasyonalist Paradigmada Olmasın?
ORYANTALİSTLERİN TÜRKİYE ŞUBESİ OLMAK SANKİ MEZİYET
Yine isim vermeyeceğim bazı şeyler var. Baksanız söylemine radikal devrimci İslamcıdır. Mevlana’nın nasıl müşrik olduğunu anlatmaya çalışır. Kitaplar, yazılar yazmışlardır. Veya başka yine bizim İslami mirasın özellikle sufi geleneğin büyüğü olan başka isimlere de aynı şekilde böyle şirk yakıştırmaya kalktıklarını görüyoruz. Niye? Çünkü o büyükler modern paradigmanın içerisinde konuşmuyorlar. Ve düşünmeyi kuru, rasyonalist, akla atfetmeyen bir dilden konuşurlar.
Martin Links gibi batının içerisinden gelip hidayet bulmuş bir isim şunu anlayabiliyor. Reason denilen akılla intellect denilen aklın arasındaki farkı ayırt edebiliyor kendi dilinde. Reason, akıl düz veriler üzerinden işlem yapıp sonuç üreten akıldır. Intellect dediğimiz akıl ise bu reason işin basit kısmı. Nitelikli akıl realiteden öte hakikate nüfuz edebilen, işin derununa manasına nüfuz edebilen akıldır. Melekûtî olanla temas kurabilen akıldır. O dahi bunu görebiliyor. Bizde ise nedense modern, pozitivist dille konuşmak, rasyonalist çizgiyi takip etmek veya özelde ilahiyat ismine geldiğimizde oryantalistlerin Türkiye şubesi olmak sanki meziyet gibi bir şeyle karşılaşıyoruz.
O dille, o kafayla, tabiri yerindeyse “seküler ilahiyatçı”, “oryantalist ilahiyatçı” haliyle, tablosuyla, duruşuyla İslami mirasın bütün taşıyıcılarını dünden bugüne eğip bükmek, “o kafir, o müşrik, bu mürtet, bu şöyle sapıtmış” demek sanki meziyet. 800 senedir Mevlana’nın –haşa- müşrik olduğunu senin kadar akıllı bir tane adam yok muydu ki şimdi sen görüyorsun? Sorun sende olmasın? Sorun senin güya dışına çıktığını zannettiğin halbuki tam ortasında olduğun modern, rasyonalist paradigmada olmasın?
Kaynak: https://www.risalehaber.com/said-nursi-gibi-bana-da-yazdirildi-yoksa-size-yazdirilmiyor-mu-288086h.htm
.
(Ayet) Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken «Bana da vahyolundu» diyenden ve «Ben de Allah’ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim» diyenden daha zalim kim vardır!
Enam;
93. Allah’a karşı yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken «Bana da vahyolundu» diyenden ve «Ben de Allah’ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim» diyenden daha zalim kim vardır! O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara: «Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O’nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanızdan ötürü, bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız!» derken onların halini bir görsen!