Onlarca Erenlerin Sözleri De Vahiyden Başka Bir Şey Değildir, Fakat Hz. Muhammed’e Hürmet Ve Şeriat Edebine Riayet Bakımından Peygamberim Diye Meydana Çıkmaz

I – Onlarca Erenlerin Sözleri De Vahiyden Başka Bir Şey Değildir. Her Veli Ve Bilhassa Zamanın Sahibi Olan Kutup, Nübüvvet-İ Tarifiyye İle Peygamberdir, Fakat Hz. Muhammed’e Hürmet Ve Şeriat Edebine Riayet Bakımından Peygamberim Diye Meydana Çıkmaz. Bu İnanışın İleri Gidişinden Veli, Nebi’den Üstündür Akidesi Çıkmıştır

.

I – Onlarca Erenlerin Sözleri De Vahiyden Başka Bir Şey Değildir. Her Veli Ve Bilhassa Zamanın Sahibi Olan Kutup, Nübüvvet-İ Tarifiyye İle Peygamberdir, Fakat Hz. Muhammed’e Hürmet Ve Şeriat Edebine Riayet Bakımından Peygamberim Diye Meydana Çıkmaz. Bu İnanışın İleri Gidişinden Veli, Nebi’den Üstündür Akidesi Çıkmıştır
Mesnevi’den
4. Cild; Beyit 1847—
Tarihçiler, bunu duyunca Bayezid’in tayin ettiği zamanı yazdılar.
Adeta şişe benzeyen kamış kalemlerini kebapla bezediler.
Beyit 1848 — Tanı o zaman, o tarih gelip çatınca o padişah doğdu…
Devlet satrancını oynadı!
Beyit 1849 — Bayezid’in ölümünden sonra yıllar geçti,
Ebu’l Hasan dünyaya geldi.
Beyit 1850 — O, padişah Ebul Hasan’ın ihsanına,
kıskanmasına ait huylar söylediyse aynen zuhur etti.
Beyit 1851— Çünkü onun önünde giden levh-i mahfuzdur…
Neden mahfuzdur o levh? Hatadan!
Beyit 1852 — Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya…
Allah, doğrusunu bilir ya, Allah vahyidir!
Beyit 1853 — Sofiler, bunu halktan gizlemek için
gönül vahyi demişlerdir.
Beyit 1854 — Sen istersen onu gönül vahyi farzet…
Gönül zaten onun nazargahıdır… gönül, ona agah olunca nasıl hata eder?

AÇIKLAMA 1851-1854. Beyitlere şerh
Abdülbaki Gölpınarlı
Sofiler, kalblerinde doğan ilahi bilgiye, yahut keşfe “varidat- Allah’tan gelenler” derler. Onlarca erenlerin sözleri de vahiyden başka bir şey değildir. Hatta nübüvveti yani peygamberliği iki kısma ayırıp bir kısmını, “Nübüvvet-i Teşriyye- Şeriat kuruculuk peygamberliği”, bir kısmına da “Nübüvvet-i Tarifiyye- Şeriatı anlatan, İlahi sırları anlatan peygamberlik” derler. Her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir, fakat Hz. Muhammed’e hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz. Bu inanışın ileri gidişinden veli, nebi’den üstündür akidesi çıkmıştır.
Kaynak: Mesnevi 4. Cild Sf. 326 Açıklama MEB Yay.

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın