I – Şu Halde Kur’an-ı Kerimi Anlamak İçin, Onun Açıklaması Olan Hadis-i Şeriflere İhtiyaç Vardır. Hadis-i Şerifleri De Anlamak İçin Âlimlere İhtiyaç Vardır. Bu Bakımdan Peygamber Efendimiz, İslam’a, Kur’ana Tâbi Olmak İsteyenin Bir Âlime, Bir Mezhebe Bağlanmasını Emrediyor. (Âlimlere tâbi olun!) Buyuruyor.
II – Kendi Hastalığını Ve Kalbindeki Hastalığın İlacını Bilmeyen Cahillerin Hadis-i Şeriflerden Kendine Uygun Olanları Seçip Alması İmkansız Gibidir. İslam Âlimleri, Kalb, Ruh Mütehassısları Olup, Herkesin Bünyesine Uygun Ruh İlaçlarını, Hadis-i Şeriflerden Seçerek Bildirmişlerdir
.
I – Şu Halde Kur’an-ı Kerimi Anlamak İçin, Onun Açıklaması Olan Hadis-i Şeriflere İhtiyaç Vardır. Hadis-i Şerifleri De Anlamak İçin Âlimlere İhtiyaç Vardır. Bu Bakımdan Peygamber Efendimiz, İslam’a, Kur’ana Tâbi Olmak İsteyenin Bir Âlime, Bir Mezhebe Bağlanmasını Emrediyor. (Âlimlere tâbi olun!) Buyuruyor.
Hadis-i şeriflerin önemi
Peygamber efendimize uymanın önemi anlaşılınca, Kur’an-ı kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymanın gereği anlaşılır. Sünnet, yani hadis-i şerifler olmasaydı, namazların kaç rekat olduğu ve nasıl kılınacağı, zekat nisabı, orucun, haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani hiçbir kimse, bunları Kur’an-ı kerimden çıkaramazdı. Şu halde Kur’an-ı kerimi anlamak için, onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifleri de anlamak için âlimlere ihtiyaç vardır. Bu bakımdan Peygamber efendimiz, İslam’a, Kur’ana tâbi olmak isteyenin bir âlime, bir mezhebe bağlanmasını emrediyor. (Âlimlere tâbi olun!) buyuruyor. (Deylemi)
Allahü teâlâ da, âlimlere uymayı emrediyor, (Âlimlere sorun!) ve (Peygamberin emrettiğini yapın, yasakladığından sakının!) buyuruyor. (Nahl 43, Haşr 7)
Ahmed Tahtavi hazretleri, (Kur’an-ı kerimdeki, (Allah’ın ipine sarılın!) emri, (Fıkıh âlimlerinin, bildirdiklerine uyun!) demektir) buyurdu. (Dürr-ül Muhtar haşiyesi)
Kaynak: http://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Sorularla-Islamiyet/Sesli/Detay/Hadis-i-serifler-delil-degil-midir/544
.
II – Kendi Hastalığını Ve Kalbindeki Hastalığın İlacını Bilmeyen Cahillerin Hadis-i Şeriflerden Kendine Uygun Olanları Seçip Alması İmkansız Gibidir. İslam Âlimleri, Kalb, Ruh Mütehassısları Olup, Herkesin Bünyesine Uygun Ruh İlaçlarını, Hadis-i Şeriflerden Seçerek Bildirmişlerdir
Kendi hastalığını ve kalbindeki hastalığın ilacını bilmeyen cahillerin hadis-i şeriflerden kendine uygun olanları seçip alması imkansız gibidir. İslam âlimleri, kalb, ruh mütehassısları olup, herkesin bünyesine uygun ruh ilaçlarını, hadis-i şeriflerden seçerek bildirmişlerdir. Peygamber efendimiz dünya eczanesine yüzbinlerce ilaç hazırlayan baş tabib olup, evliya ve âlimler de, bu hazır ilaçları, hastaların dertlerine göre dağıtan, yardımcı tabibler gibidir. Hastalığımızı bilmediğimiz, ilaçları tanımadığımız için, yüzbinlerce hadis-i şerif içinden, kendimize ilaç aramaya kalkarsak alerji hasıl olarak, cahilliğimizin cezasını çeker, fayda yerine zarar görürüz. Bunun için âlimlere uymamız gerekir. Âlimlere uymak, 4 mezhepten birine uymak demektir. Asırlardan beri bütün İslam âlimleri, dört mezhepten birine uymuşlar ve müslümanların da uymalarının gerektiğini bildirmişlerdir. Bunlara uymakta icma hasıl olmuştur. İcmadan, cemaatten, topluluktan ayrılan helak olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İki kişi, bir kişiden, üç kişi, iki kişiden iyidir. O halde cemaatle birlikte olun! Allah’ın rızası, rahmeti, yardımı cemaattedir. Cemaatten ayrılan Cehenneme düşer.) [İbni Asakir]
(Cemaatten ayrılan, yüzüstü Cehenneme düşer.) [Taberani]
(Ümmetimin âlimleri, hiçbir zaman dalalette birleşmezler.) [İbni Mace]
Kaynak: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4765