I – İmam-ı Ali (ra), Kendisi Bizzat Risâle-i Nur İle Alâkadar Ve Bu Alâkadarlık Hakâik-i İmâniye Cihetinde Hazret-i Hasan (r.a) dan Yarım Kalan Hilafeti Risâle-i Nur’un Tamamlamasına İşareten Olmaktadır.
II – Şimdi Eğer Mecbur Olsam Ve Size Ve Risale-i Nur’a Zarar Gelmemek İçin Kabul Etsem, Yetmiş Senelik Hayatım Gücenecek; Ve Bu Zamandan Haber Verip Tama’ Ve Maaş Yüzünden Bid’alara Giren Ve İhlâsı Kaybeden Âlimleri Tokatlayan İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Dahi Benden Küsecek İhtimali Var;
.
I – İmam-ı Ali (ra), Kendisi Bizzat Risâle-i Nur İle Alâkadar Ve Bu Alâkadarlık Hakâik-i İmâniye Cihetinde Hazret-i Hasan (r.a) dan Yarım Kalan Hilafeti Risâle-i Nur’un Tamamlamasına İşareten Olmaktadır.
Burada İmam-ı Ali’nin (ra) Risâle-i Nur’a olan teveccühünü ve hakâik-i imâniye cihetiyle Bedîüzzamân’a husûsi Üstâdlık yaptığını görüyoruz. Çünkü;
“Hazret-i Hasan Radıyallahü Anh’ın altı aylık hilafeti ile beraber Risale-i Nur’un Cevşen-ül Kebir’den ve Celcelutiye’den aldığı bir kuvvet ve feyizle vazife-i hilafetin en ehemmiyetlisi olan neşr-i hakaik-i imaniye noktasında Hazret-i Hasan Radıyallahü Anh’ın kısacık müddetini uzun bir zamana çevirerek tam beşinci halife nazarıyla bakabiliriz. Çünki adalet-i hakikiye ile bu asırda insanları mesud edebilir.”
(bk. Emirdağ Lahikası-I, s. 72-73) denilmektedir
Demek ki İmam-ı Ali (ra), hem kendisi bizzat Ercüze ve Celcelutiye Kasideleri ile Risâle-i Nur ile alâkadar ve bu alâkadarlık hakâik-i imâniye cihetinde Hazret-i Hasan Radıyallahuanhdan yarım kalan hilafeti Risâle-i Nur’un tamamlamasına işareten olmaktadır. Bu cihetle Risâle-i Nur için İmam-ı Ali’nin (ra) üstâdlığı mahz-ı hikmet ve hakîkattir. Çünkü Bedîüzzamân Hazretleri “Zaten Üveysî bir surette doğrudan doğruya hakîkat dersimi Gavs-ı Âzamdan (ks) ve Zeynelâbidîn (ra) ve Hasan, Hüseyin (ra) vasıtasıyla İmam-ı Ali’den (ra) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir.” demektedir.
Kaynak: https://www.yeniasya.com.tr/abdulbaki-cimic/bediuzzaman-in-hakiki-ustadi-kur-an-dir_213031
.
II – Şimdi Eğer Mecbur Olsam Ve Size Ve Risale-i Nur’a Zarar Gelmemek İçin Kabul Etsem, Yetmiş Senelik Hayatım Gücenecek; Ve Bu Zamandan Haber Verip Tama’ Ve Maaş Yüzünden Bid’alara Giren Ve İhlâsı Kaybeden Âlimleri Tokatlayan İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Dahi Benden Küsecek İhtimali Var;
Şimdi eğer mecbur olsam ve size ve Risale-i Nur’a zarar gelmemek için kabul etsem, yine ileride millete iade etmek üzere saklayacağım. Zaruret-i kat’iye derecesinde, kendime yalnız az bir parça sarf edeceğim. İşittim ki, eğer reddetsem, onlar, hususan lehimde iaşem için çalışanlar gücenecekler. Ve aleyhimde olanlar diyecekler: “Bu adam başka yerden iaşe ediliyor.” O bedbahtlar, iktisadın hârikulâde bereketini bilmiyorlar ve iki günde beş kuruşluk ekmek bana kâfi geldiğini görmemişler ki, bütün bütün asılsız bir evhama kapılıyorlar.
Eğer kabul etsem, yetmiş senelik hayatım gücenecek; ve bu zamandan haber verip tama’ ve maaş yüzünden bid’alara giren ve ihlâsı kaybeden âlimleri tokatlayan İmam-ı Ali Radıyallahu Anh dahi benden küsecek ihtimali var; ve Risale i Nur’un hakiki ve sâfi olan ihlâsı beni de ihlâssızlıkla ittiham etmek ciheti var. Ben, hakikaten tahayyürde kaldı
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı Emirdağ Lâhikası Sayfa 23
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/adliye-vekiliyle-ve-risale-i-nurla-alakadar-mahkemelerin-hakimleriyle/23