Bu Kitapta Allah’ın İpidir. Allah’ın İpi Kime Aittir? Allah’a Aittir. Risale-i Nur Allah’ın İpi Olduğuna Göre Ozaman Kime Aittir?

I – Risalet-ün Nur Bu Asırda, Bu Tarihte Bir “Urvet-Ül Vüska”Dır. Yâni Çok Muhkem, Kopmaz Bir Zincir Ve Bir “Hablullah”Tır. Ona Elini Atan, Yapışan Necat Bulur Diye Mânâyı Remziyle Haber Verir

II – Risale-i Nur Urvetu’l-Vuska’dır; Pekir Urvetu’l-Vuska Nedir? “Çok Sağlam Kulp, Tutanak, Sap” Anlamında Kur’ânî Bir Kavramdır ve Emir Çok Açıktır: Artık Kim Tağutu İnkâr Edip Allah’a İman Ederse Kopması Mümkün Olmayan Sağlam Bir Kul Urvetu’l-Vuskal’a Sarılmıştır

III – Risale-i Nur Hablullah İse Kuran-ı Kerim’de Ali İmran Suresi’nin 103. Ayetinde Allah’ın Emri Çok Açıktır; Toptan Allah’ın İpine Sarılın, Ayrılmayın. Allah’ın İpi Kime Aittir? Allah’a Aittir. Risale-i Nur Allah’ın İpi Olduğuna Göre Ozaman Kime Aittir?

.

I – Risalet-ün Nur Bu Asırda, Bu Tarihte Bir “Urvet-Ül Vüska”Dır. Yâni Çok Muhkem, Kopmaz Bir Zincir Ve Bir “Hablullah”Tır. Ona Elini Atan, Yapışan Necat Bulur Diye Mânâyı Remziyle Haber Verir
Bu iki kudsî cümleler, kuvvetli münasebet-i mâneviye ile beraber makam-ı cifrî ve ebcedî hesabıyla, birincisi Risaletü’n-Nur’un ismine, ikincisi onun tahakkukuna ve tekemmülüne ve parlak fütuhatına mânen ve cifren tam tamına tetâbukları bir emâredir ki, Risaletü’n-Nur bu asırda, bu tarihte bir urvetü’l-vüskadır. Yani çok muhkem, kopmaz bir zincir ve bir hablullahtır. Ona elini atan yapışan, necat bulur diye mânâ-yı remziyle haber verir.
Kaynak: On Birinci Şuâ( 97 / 103) / Meyve Risâlesi( 97 / 103)
Kaynak: SOZLER yayınevi ,Sualar risalesi ,11. şua sayfa 231 1999 baskı yılı, 266. sayfası

.

II – Risale-i Nur Urvetu’l-Vuska’dır; Pekir Urvetu’l-Vuska Nedir? “Çok Sağlam Kulp, Tutanak, Sap” Anlamında Kur’ânî Bir Kavramdır ve Emir Çok Açıktır: Artık Kim Tağutu İnkâr Edip Allah’a İman Ederse Kopması Mümkün Olmayan Sağlam Bir Kul Urvetu’l-Vuskal’a Sarılmıştır
URVETU’L-VUSKA
“Çok sağlam kulp, tutanak, sap” anlamında Kur’ânî bir kavram.
“A-ra-ya” filinden türeyen urve(tun) “kenarların (uçların) kendisiyle birbirine bağlandığı şey” veya “devenin kendisine bağlandığı ağaç” anlamlarına geldiği gibi “kova ve bardak” gibi şeylerin kulpu, elbisenin ipliği, sık ağâçlık, kışın yaprağı dökülmeyen ağaç, kıymetli mal, arslan, şehir banliyosu, güvenilen” manalarını da gelir.
“Ve-su-ka: Kuvvetli, dayanıklı, sağlam oldu” fiilinden türeyen “vuska” ise “mevsık (ahd)” kelimesinin manasına çok yakın olup “çok sağlam, muhkem, güvenilir” anlamındadır (Rağıp el-İsfahanî, el Müfredad Fi Garib’il-Kur’ân, 496, 804, el-Mu’cem’ul-Vasit, V, 597, 1011).
Kur’ân’da iki âyette yer alan urvetü’l-vuska kavramı çok geniş manalıdır. Bu kavramın geçtiği âyetleri müfessirler uzun uzadıya açıklamışlardır. Bu âyetlerden biri: “Dinde zorlama yoktur. Gerçekten hak batıldan iyice ayırmıştır. Artık kim tağutu inkâr edip Allah’a iman ederse kopması mümkün olmayan sağlam bir kul Urvetu’l-Vuskal’a sarılmıştır. Allah Semi’dir, Alimdir” (el-Bakara, 2/256) âyetidir ki manası şudur: Kim tağutu inkâr eder, Allah’a da iman ederse, o kendisi için hiçbir şüphenin asla çözemeyeceği son derece sağlam bir kulp, bir düğüm atmış ve ona yapışmış demektir.
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/urvetul-vuska

.

III – Risale-i Nur Hablullah İse Kuran-ı Kerim’de Ali İmran Suresi’nin 103. Ayetinde Allah’ın Emri Çok Açıktır; Toptan Allah’ın İpine Sarılın, Ayrılmayın. Allah’ın İpi Kime Aittir? Allah’a Aittir. Risale-i Nur Allah’ın İpi Olduğuna Göre Ozaman Kime Aittir?
ALİ İMRAN Suresi 103;
Toptan Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın. Allah’ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalblerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi oradan kurtardı. Allah, doğru yola erişesiniz diye size böylece ayetlerini açıklar
Allah’ın ipi, zimmeti. Hablullah tâbiri Kur’ân’da Allah’a izafe edilerek yalnız bir yerde geçmektedir. Habl; ip mânâsınadır. Aynı zamanda bu kelime Allah’a verilen söz, zimmet, güvenme, ağırlık, ulaşma, ulaştırma ve sebep anlamlarına gelir.
Cenâb-ı Hak, Hz. Peygamber’e bir takım emirler vermekle, Ehl-i Kitaba karşı tavrını koymasını istemekte ve onlara cevap vermesini emir buyurmaktadır. Sonra Allah (c.c) mü’minleri ele almakta, onların ehl-i kitab’tan bir gruba uydukları takdirde tekrar küfre dönebilecekleri tehlikesine dikkat çekmekte…. Söz ehli kitabı ve mü’minleri hedef almakta ve neticede, “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, İslâm’a) sımsıkı yapışın, parçalanmayın” (Âlu İmrân, 3/103) denilmektedir. Bu âyetten açıkça anlaşılmaktadır ki, “hablullah”tan kasıt evvelemirde Kur’ân ve onun, teklif ettiği din olan İslâm’dır. İnsanlar ancak Kur’ân’a ve İslâm’a sımsıkı sarıldıkları takdirde parçalanmaktan uzak durabilirler.
Dar bir yolda, bir patikada yürüyen kimsenin ayağının kaymasından korkulur. Ama ö kişi, iki tarafı sâbitleştirilmiş bir ipe (bağa) tutunarak yürürse korkusuzca yoluna devam eder.
İşte aynı şekilde Hakk’ın yolu da çok ince bir yoldur. Birçokları o yolda yürürken kayabilirler. Hak yolda yürümek için de Allah’ın açıklamasına ve O’nun rehberliğine ihtiyaç vardır. Öyleyse burada bağ (habl) kavramı, din yolunu takip ederek kendisiyle amaçlanan yere ulaşmamız imkânını bahşeden herşey için kullanılır. “Meğer ki Allah’ın ahdine ve mü minlerin ahdine sığınmış olsunlar” (Âlu İmrân, 3/112) âyetinde geçen “habl”, ahd (söz), bağ olarak tefsir edilmiştir. Çünkü ahd, bağ gibi amaçlanan yere giderken kişiden korkuyu gidermektedir (Fahreddin er-Razî, Mefatihu’l-Gayb, 8/162).
Buradaki (habl) kelimesi bazılarına göre Allah’ın insanlara gönderdiği din anlamina gelmektedir (Tefsîru’l-Celâleyn).
Bundan başka, âyette “hablullah” ile kasdedilen şeyin Kur’ân-ı Kerîm olduğu birçok müfessir tarafından beyan edilmiştir. Bu müfessirler görüşlerine delil olarak şu hadîsleri zikrederler:
1- Zeyd b. Erkâm’dan gelen bir rivâyete göre Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurdu: “Dikkat edin, ben sizin aranızda iki ağır yük bırakıyorum. Bunların biri Allah’ın kitâbdır. O, Allah’ın ipidir. Her kim ona tâbi olur sa doğru yolda ve kim de onu terkederse dalâlette (sapıklıkta) olur” (Müslim, Faadailü’s-ashab, 37).
2- Peygamberimiz (s.a.s) Kur’ân hakkında; “Bu Kur’an hablullahtır, nurdur ve faydalı bir şifadır. Kendisine yapışanı korur; ona uyanı kurtuluşa götürür…” buyurmuştur (Dârımî, Fezailü’l-Kur’an, I).
3- Diğer bir rivâyette de yine Kur’ân-ı Kerîm’in Allah’ın ipi olduğu vurgulanarak şöyle denilmektedir: “Allah’ın kitâbı (Kur’ân) gökten yere uzatılmış bir iptir, yani hablullahtır” (Ahmed b. Hanbel, II/17, 26). Zemahşerî, âyetin anlamını, “Allah’a güveniniz de ve O’ndan yardım isteğinizde bir olunuz, ayrılıp dağılmayınız veya, Allah’ın kullarına olan ahdine sarılmada bir olunuz, ki, bu ahd iman ve tâattir” şeklinde tefsir eder. Veya Hz. Peygamber, “Kur’ân Allah’ın sağlam bir bağıdır” dediği için buradaki habl’den maksat “Allah’ın kitabıdır, yani Kur’an dır” (Zemahşerî, Keşşâf, I, 191).
Üstad Mevdûdî de hablullah’ı, Allah tarafından belirlenen bir hayat tarzı olarak ele almakta ve onun sayesinde insanların Allah’la olan ilişkilerinin sağlam olacağını ve aynı zamanda onları birbirine bağlayacağını açıklamaktadır (Mevdûdî, Tefhim’ul-Kur’an, I, 218).
Dursun Ali TÜRKMEN
Kaynak: https://www.mumsema.org/g-h/6173-hablullah-nedir-hakkinda-ansiklopedik-bilgi.html

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın