İnkarcılar “Bu Yazı Kur’anın Değerlerine Uygun Değildir” Derler Veya; “Bu Kur’an’da Var Mıdır?” Şeklinde Sorular Sorarak, Bizden Delil Göstermemizi Bekleyerek Müslüman Halkı Şaşırtarak Manevi Kargaşaya Yol Açmak İsterler

I – Bir Konuyu Veya Bir Metni Eleştirmek İstediklerinde İse Kur’an’ı Gerçek Manada Anlamadıkları Halde, “Bu Yazı Kur’anın Değerlerine Uygun Değildir” Derler Veya; “Bu Kur’an’da var mıdır?” Şeklinde Sorular Sorarak, Müslüman Halkı Şaşırtarak Manevi Kargaşaya Yol Açmak İsterler.

II – Misal; “Kur’an’da Rabıta Var Mıdır?” Veya; “Kur’an’da Evliya Ve Kerameti Var Mıdır?” Gibi Sorularla Kendilerini Üstün Göstermek Peşindedirler. Zira, Buna İhtiyaçları Çoktur. Bunlara Şöyle Bir Sual Sorarız: “Kur’an’da Namaz, Oruç, Cenaze Namazı Gibi Kelimeler Geçmediği İçin Yoksa, Bu İbadetleri Yok Mu Addediyorsunuz?

III – Kur’an Peygamber(s.a.v.) Efendimize Nazil Olmuş Ve Sadece O’na Açıklanmıştır. Eğer Ki, Allahu Teala Kur’an’ı Bütün Kullarının Anlayacağı Kadar Açık Kılsaydı Rasulüne O’nu İnsanlara Açıklamasını Emreder Miydi?

IV – Allahu Teala Bir Hususta İhtilafa Düşüldüğünde Onu Allah Ve Rasulüne Götürmemizi Buyurmaktadır. Peygamber(s.a.v.) Efendimiz Dünya Hayatında Olmadığına Göre Bir Meselenin Çözümü Kur’an’da Açıkça Belirtilmemişse, Onun Açığa Kavuşturulması Hadisi Şeriflerde Değil Midir? Ehli Sünnet Uleması Çözümü Hadisi Şeriflerde Bulurlarken, Neden Bu Hadis Münkirleri Kendi Kısır Akıllarına Göre Ayetlere Anlam Verip Bilgisizliğin Karanlığında Hem Kendileri, Hem Beraberlerinde Bulunanları Bu Karanlığa Çekmeye Çalışmaktadırlar?

.

I – Bir Konuyu Veya Bir Metni Eleştirmek İstediklerinde İse Kur’an’ı Gerçek Manada Anlamadıkları Halde, “Bu Yazı Kur’anın Değerlerine Uygun Değildir” Derler Veya; “Bu Kur’an’da var mıdır?” Şeklinde Sorular Sorarak, Müslüman Halkı Şaşırtarak Manevi Kargaşaya Yol Açmak İsterler.
Kerametin ve evliyalığın inkârı hususna gelince, evliyaların kerametlerini inkar etmek güneşi balçıkla sıvamak kadar aptallıktır. Bu münkirlik cehaletten kaynaklanmıyorsa kibirden kaynaklanıyordur. Akılları gözlerinin gördüklerinden öteye eremeyen bazı kibirli felsefeci yazarlar gaflete düşerek kibirsel saplantıları sebebiyle gerçekleri görmezlikten geldikleri için bu vartaya düşerler. Bunlar kibirleri sebebiyle; “Bizde eskilerin bildiklerini biliyoruz” havasına girerek bir çukurun içindeki zavallı konumuna düşerler. Böyle havalara girmelerinin altında yatan sebepler ise, ilimlerinin yetmediği bir konuyu eksiklikmiş gibi göstererek dikkatleri üzerlerine çekmek isterler.
Bir konuyu veya bir metni eleştirmek istediklerinde ise Kur’an’ı gerçek manada anlamadıkları halde, “Bu yazı Kur’anın değerlerine uygun değildir” derler veya; “Bu Kur’an’da var mıdır?” şeklinde sorular sorarak, müslüman halkı şaşırtarak manevi kargaşaya yol açmak isterler. Bilmek istemedikleri hususlar ise; bir konunun Kur’an’da olmasının yalnız kelime olarak değil, kelime veya anlam olarak aranacağıdır..
Kaynak: http://www.islamdergisi.com/tasavvuf/kuranda-keramet-velilik-var-midir/

.

II – Misal; “Kur’an’da Rabıta Var Mıdır?” Veya; “Kur’an’da Evliya Ve Kerameti Var Mıdır?” Gibi Sorularla Kendilerini Üstün Göstermek Peşindedirler. Zira, Buna İhtiyaçları Çoktur. Bunlara Şöyle Bir Sual Sorarız: “Kur’an’da Namaz, Oruç, Cenaze Namazı Gibi Kelimeler Geçmediği İçin Yoksa, Bu İbadetleri Yok Mu Addediyorsunuz?
Misal; “Kur’an’da rabıta var mıdır?” veya; “Kur’an’da evliya ve kerameti var mıdır?” gibi sorularla kendilerini üstün göstermek peşindedirler. Zira, buna ihtiyaçları çoktur.
Bunlara şöyle bir sual sorarız:
“Kur’an’da namaz, oruç, cenaze namazı gibi kelimeler geçmediği için yoksa, bu ibadetleri yok mu addediyorsunuz?
Yukarıda belirttiğimiz ifadeler, kelime olarak Kur’an’da geçmese de onların karşılığı olan anlamlar veya işaretler elbette ki vardır. Mesela; namaz; salat olarak, abdest; vuduu olarak, oruç; savm olarak geçer. Bu işaretlerin ve anlamların tam olarak kendisine açıklandığı kimse, iki cihanın efendisi Peygamber (aleyhisselam)Efendimizdir. Zira, Allahu TealaKur’an-ı Kerimi tam olarak yalnız Rasulüne açıklamıştır. Buna dair bir âyeti kerime, mealen:
-” (De ki ey Muhammed!) Allah, size Kitab’ı (Kur’ân’ı) açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur’ân’ın, “gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma.” (enam-114)
Kaynak: http://www.islamdergisi.com/tasavvuf/kuranda-keramet-velilik-var-midir/

.

III – Kur’an Peygamber(s.a.v.) Efendimize Nazil Olmuş Ve Sadece O’na Açıklanmıştır. Eğer Ki, Allahu Teala Kur’an’ı Bütün Kullarının Anlayacağı Kadar Açık Kılsaydı Rasulüne O’nu İnsanlara Açıklamasını Emreder Miydi?
Kur’an Peygamber(s.a.v.) Efendimize nazil olmuş ve sadece O’na açıklanmıştır. Eğer ki, Allahu Teala Kur’an’ı bütün kullarının anlayacağı kadar açık kılsaydı Rasulüne O’nu insanlara açıklamasını emreder miydi? Nitekim ilgili âyette Allahü Teâlâ buyuruyor ki, mealen:
–“İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik.” (Nahl 44)
Kaynak: http://www.islamdergisi.com/tasavvuf/kuranda-keramet-velilik-var-midir/

.

IV – Allahu Teala Bir Hususta İhtilafa Düşüldüğünde Onu Allah Ve Rasulüne Götürmemizi Buyurmaktadır. Peygamber(s.a.v.) Efendimiz Dünya Hayatında Olmadığına Göre Bir Meselenin Çözümü Kur’an’da Açıkça Belirtilmemişse, Onun Açığa Kavuşturulması Hadisi Şeriflerde Değil Midir? Ehli Sünnet Uleması Çözümü Hadisi Şeriflerde Bulurlarken, Neden Bu Hadis Münkirleri Kendi Kısır Akıllarına Göre Ayetlere Anlam Verip Bilgisizliğin Karanlığında Hem Kendileri, Hem Beraberlerinde Bulunanları Bu Karanlığa Çekmeye Çalışmaktadırlar?
Rasulullah’ın dini mevzulardaki sözleri, Kur’an’ın açıklamaları olan hadis-i şeriflerdir. Hz. Ali(r.a.), Peygamber (s.a.v.) Efendimizin hadisi şeriflerini yok sayan Harici sapıklarının küfürlerine fetva vermiştir. Şimdilerde hadisi şerifleri kabul etmeyen bazı sözde ilahiyatçılar bu kategorinin neresindeler acaba?
Bu ve benzeri durumların münkiri olan bu adamlar itirazlarına gösterecekleri bir tek hadisi şerif dahi yoktur. Niye yoktur? Çünkü bu kibirli ve eksik bilgili zevatlar hadisleri inkar ederler de onun için.
Allahu Teala bir hususta ihtilafa düşüldüğünde onu Allah ve Rasulüne götürmemizi buyurmaktadır. Nisa Suresi 59 ayetinde buyurulmaktadırki, mealen:
-“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.” (Nisa-59)
Peygamber(s.a.v.) Efendimiz dünya hayatında olmadığına göre bir meselenin çözümü Kur’an’da açıkça belirtilmemişse, onun açığa kavuşturulması hadisi şeriflerde değil midir? Ehli sünnet uleması çözümü hadisi şeriflerde bulurlarken, neden bu hadis münkirleri kendi kısır akıllarına göre ayetlere anlam verip bilgisizliğin karanlığında hem kendileri, hem beraberlerinde bulunanları bu karanlığa çekmeye çalışmaktadırlar?
Kaynak: http://www.islamdergisi.com/tasavvuf/kuranda-keramet-velilik-var-midir/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın