Kabre Girince Hüner Ve Nekir Meleklerine Risale Okuyunca, Buna Hem Melekler, Hem Hazır Ruhlar, Hem Kabir Kabirdeki Ölülerin Hallerini Gören Veliler Gülecek, Allah’ın Rahmet Hazineleri Bile Tebessüm Edecek, Kişi Azaptan Kurtulacaktır

I – Sarf Ve Nahiv İlmini Okuyan Bir Medrese Talebesinin Vefat Edip, Kabirde Münker Ve Nekir’in: “Menrabbüke” (Senin Rabbin Kimdir?) diye Suallerine Karşı, Kendini Medresede Zannedip Nahiv İlmiyle Cevap Vererek, “Men Mübtedâdır, Rabbüke Onun Haberidir. Müşkül Bir Meseleyi Benden Sorunuz, Bu Kolaydır” Diyerek, Hem O Melâikeleri, Hem Hazır Ruhları, Hem O Vâkıayı Müşahede Eden Orada Bulunan Bir Keşfü’l-kubur Velîsini Güldürdü Ve Rahmet-i İlâhiyeyi Tebessüme Getirdi. Azaptan Kurtulduğu Gibi, Risale-i Nur’un Bir Şehid Kahramanı Olan..

II – ..Risale-i Nur’un Şakirtlerini Talebe-i Ulûm Sınıfına Dahil Edip Münker, Nekir Suallerine Risale-i Nur İle Cevap Verdiklerini Merhum Kahraman Şehid Hafız Ali’nin Vefatıyla Keşfeden Ve Hayatta Bulunanlarımızın Da Yine Risale-i Nur İle Cevap Vermemizi Rahmet-i İlâhiyeden Dua Ve Niyaz Eden..

(Ayet) Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendi

(Ayet) ..Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı

.

I – Sarf Ve Nahiv İlmini Okuyan Bir Medrese Talebesinin Vefat Edip, Kabirde Münker Ve Nekir’in: “Menrabbüke” (Senin Rabbin Kimdir?) diye Suallerine Karşı, Kendini Medresede Zannedip Nahiv İlmiyle Cevap Vererek, “Men Mübtedâdır, Rabbüke Onun Haberidir. Müşkül Bir Meseleyi Benden Sorunuz, Bu Kolaydır” Diyerek, Hem O Melâikeleri, Hem Hazır Ruhları, Hem O Vâkıayı Müşahede Eden Orada Bulunan Bir Keşfü’l-kubur Velîsini Güldürdü Ve Rahmet-i İlâhiyeyi Tebessüme Getirdi. Azaptan Kurtulduğu Gibi, Risale-i Nur’un Bir Şehid Kahramanı Olan..
Sarf ve nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir’in: “MenRabbüke” (Senin Rabbin kimdir?) diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmiyle cevap vererek, “Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir. Müşkül bir meseleyi benden sorunuz, bu kolaydır” diyerek, hem o melâikeleri, hem hazır ruhları, hem o vâkıayı müşahede eden orada bulunan bir keşfü’l-kubur velîsini güldürdü ve rahmet-i İlâhiyeyi tebessüme getirdi.
Azaptan kurtulduğu gibi, Risale-i Nur’un bir şehid kahramanı olan merhum Hâfız Ali, hapiste Meyve Risalesini kemâl-i aşkla yazarken ve okurken vefat edip kabirde melâike-i suale mahkemedeki gibi Meyve hakikatleriyle cevap verdiği misillü, ben de ve Risale-i Nur şakirtleri de, o suallere karşı Risale-i Nur’un parlak ve kuvvetli hüccetleriyle istikbalde hakikaten ve şimdi mânen cevap verip onları tasdike ve tahsine ve tebrike sevk edecekler inşaallah.
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı | Şualar | On Birinci Şuâ | On Birinci Mes’ele
Kaynak: http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules%2Fkulliyat&risale=306&sayfa=340

.

II – ..Risale-i Nur’un Şakirtlerini Talebe-i Ulûm Sınıfına Dahil Edip Münker, Nekir Suallerine Risale-i Nur İle Cevap Verdiklerini Merhum Kahraman Şehid Hafız Ali’nin Vefatıyla Keşfeden Ve Hayatta Bulunanlarımızın Da Yine Risale-i Nur İle Cevap Vermemizi Rahmet-i İlâhiyeden Dua Ve Niyaz Eden..
..Risale-i Nur’un şakirtlerini talebe-i ulûm sınıfına dahil edip Münker, Nekir suallerine Risale-i Nur ile cevap verdiklerini merhum kahraman şehid Hafız Ali’nin vefatıyla keşfeden ve hayatta bulunanlarımızın da yine Risale-i Nur ile cevap vermemizi rahmet-i İlâhiyeden dua ve niyaz eden..
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/asa-yi-musa/on-birinci-meselenin-hasiyesinin-bir-lahikasi/83

.

(Ayet) Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendi
Nahl;
28. Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.»

.

(Ayet) ..Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı
48.Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisin geriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
49.Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Halbuki kim Allah’a tevekkül ederse hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
50.Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
51.(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmedici değildir.
52.Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
53.Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
54.Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
55.Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın