I – Hz. Ömer’in “Resûlullah Vefât Etmedi.” Sözlerini Duyan Hz. Ebû Bekir: Kim Ki Muhammed’e (a.s.m.) Tapıyorsa, Bilsin Ki, Muhammed (a.s.m.) Ölmüştür. Kim ki Allah’a İbadet Ve Kulluk Ediyorsa Bilsin Ki, Allah Hayy’dır, Ölümsüzdür
(Kuran-ı Kerim) Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler. Her canlı ölümü tadacaktır
.
I – Hz. Ömer’in “Resûlullah Vefât Etmedi.” Sözlerini Duyan Hz. Ebû Bekir: Kim Ki Muhammed’e (a.s.m.) Tapıyorsa, Bilsin Ki, Muhammed (a.s.m.) Ölmüştür. Kim ki Allah’a İbadet Ve Kulluk Ediyorsa Bilsin Ki, Allah Hayy’dır, Ölümsüzdür
Halkı Teskin Eden Sıddık-ı Ekber
Hz. Ebû Bekir o sırada Sünh Mahallesindeki evinde bulunuyordu. Yürekleri dağlayan haberi kendisine ulaştırdılar. Gönlünün bir parçasının âdeta koptuğunu fark eden Hz. Ebû Bekir süratle Hâne-i Saadete girdi.
Dehşet ve hayret içinde Fahr-i Kâinatın mübârek yüzlerini örten örtüyü kaldırdı. Yüzü tecessüm etmiş bir nurdu. Eğildi, tazim ve hürmetle pâk ve nurlu alınlarından üç kere öptü. Akan gözyaşları arasında dilinden dökülen kelimeler şunlar oldu:
“Ölümün de hayatın gibi temiz ve lâtif, yâ Resûlallah!”2
Sonra da Ehl-i Beyte teselli verdi.
Hz. Ebû Bekir İle Hz. Ömer
Hz. Ebû Bekir, Hâne-i Saadetten çıktıktan sonra Mescid-i Şerife vardı. Hz. Ömer’in “Resûlullah vefât etmedi.” sözlerini duymuştu. Bunun üzerine şöyle konuştu:
“Kim ki Muhammed’e (a.s.m.) tapıyorsa, bilsin ki, Muhammed (a.s.m.) ölmüştür. Kim ki Allah’a ibadet ve kulluk ediyorsa bilsin ki, Allah Hayy’dır, ölümsüzdür.”3
Sonra da şu âyet-i kerimeyi okudu:
“Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükâfatını verecektir.”4
Bu âyet-i kerime, Uhud Muharebesinde, “Muhammed öldürüldü.” şâyiası üzerine nazil olmuştu. Ashab; onu belki yüzlerce, binlerce defa okumuş oldukları hâlde, o andaki teessür sebebiyle bir anda unutuvermişlerdi sanki!
İşte, yalnız metanetini muhafaza eden Hz. Ebû Bekir bunu unutmamış ve ashaba hatırlatmakla en büyük hizmeti ve vazifeyi ifâ etmiş oluyordu. Bu hitabe ve bu âyet-i kerimeyi hatırlamaları üzerine sahabîler kendilerine geldiler. Bir anda toparlandılar ve şaşkınlıklarını üzerlerinden attılar.
Daha sonra Hz. Ebû Bekir şu meâldeki âyet-i kerimeyi okudu.
“Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler.”5
Metanetini yitirmeyen Hz. Ebû Bekir bu hitabesiyle o zamanki İslâm cemaatına büyük bir hizmet ifâ etmiş oluyordu. Ashab-ı güzîn artık Kâinatın Efendisinin bu dünyadan göçmüş olduğunu anlayıp kabul ettikleri gibi, Hz. Ömer de; “Resûlullah ölmemiştir.” sözünü söylemekten vazgeçerek kendine geldi.
Evet, Medine, Medine olalı beri, Kâinatın Efendisinin kendisine teşrifi ile duyduğu sevinç kadar hiçbir sevinç duymamıştı. Şimdi ise aynı Medine en büyük hüzün ve keder ânını yaşıyordu. Âdeta semâlarını hüzün ve kederden bir kara bulut kaplamıştı.
Dipnotlar:
1. Tabakât, 2:266.
2. a.g.e., 2:263.
3. Tabakât, 2:268; Buharî, 3:95.
4. Âl-i imran Sûresi, 144.
5. Zümer Sûresi, 30.
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/peygamberimiz-sav-vefat-ettiginde-hz-ebu-bekir-sahabeleri-nasil-teselli-etmistir
.
(Kuran-ı Kerim) Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler. Her canlı ölümü tadacaktır
(Ayet) Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükâfatını verecektir
Âl-i imran Sûresi, 144.
Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. O ölür veya öldürülürse gerisin geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a en küçük bir zarar vermiş olmaz. Fakat şükredenlere Allah mükâfatını verecektir
(Ayet) Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler
Zümer Sûresi, 30.
Muhakkak ki sen de öleceksin onlar da ölecekler
(Ayet) Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedi mi kalacaklar?”
Enbiyâ,
34. Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedi mi kalacaklar?
(Ayet) Her canlı ölümü tadacaktır
Âl-i İmrân Suresi
185. Herkes ölümü tadacaktır; yaptıklarınızın karşılığı size eksiksiz olarak ancak kıyamet gününde verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılır da cennete konursa artık kurtulmuştur. Dünya hayatı zaten aldatıcı şeylerden ibarettir.
Enbiyâ Suresi
35. Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Ankebût Suresi
57. Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.