I – Bizede Nakşi Tarikatına Mensup Olan Her İhvanın Kütüğü Vardır. İhvanlarımızın Teheccüde Kalkıp Kalkmadıklarından, Derslerini Yapıp Yapmadıklarından, Haberdar Ediliyoruz.
(Ayet) Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
(Ayet) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz.
(Ayet) Ey Rabbimiz! Şüphesiz Ki Sen Bizim Gizleyeceğimizi De Açıklayacağımızı Da Bilirsin. Çünkü Ne Yerde Ne De Gökte Hiçbir Şey Allah’a Gizli Kalmaz
II – Hz. Pir Arkasını Dönüp “Lakin Gaflet, Bütün Mevcudiyyetini Kusatmis Ve Bu Yüzden Arkamda Abdestsiz Namaz Kildın.’ Bunu Hiç Dogru Yapmadin.’ Demez Mi? Hayretten Az Kaldı Düsüp Bayılacaktım
(Ayet) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz.
III – Ben Bu Makamda Resûlüllah’a Varis Olunca, Bütün Vücudum Bir Göz Olmuştu. Her Tarafımdan Görüyordum. Kıblemi Gördüğüm Gibi, Geride Giren Ve Çıkan Cemaati De Görüyordum. Hiçbir Şey Bana Gizli Kalmamıştı. Hattâ Namaza Yetişemiyenleri Ve Yanlış Kılanları Görüp Düzelttim
.
I – Bizede Nakşi Tarikatına Mensup Olan Her İhvanın Kütüğü Vardır. İhvanlarımızın Teheccüde Kalkıp Kalkmadıklarından, Derslerini Yapıp Yapmadıklarından, Haberdar Ediliyoruz.
Rusyada Meşayıhımızı ziyaret ettik. İhvanlarımızdan kaptan Efendi’ye Şah-ı Nakşibended zuhuratında şöyle tembihte bulunmuş. Bizede nakşi tarikatına mensup olan her ihvanın kütüğü vardır. İhvanlarımızın teheccüde kalkıp kalkmadıklarından, derslerini yapıp yapmadıklarından, haberdar ediliyoruz.
İnsan ayıplar işler ve zanneder ki kimsenin haberi yok. Halbuki yüzü kara. Efendi babam Edirnekapıdaki mezarlıkta medfundur. Zannediyor musunuz bizden hanerdar değil_ yukarıya kötü bildirmeyelim iyi bildirelim.
Kaynak: İrşadü’l Müridin – Mahmud Ustaosmanoğlu (sy: 245)
.
(Ayet) Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
Kâf Suresi
16. Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.
.
(Ayet) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz.
Yûnus
61. (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hattâ) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı)dır.
.
(Ayet) Ey Rabbimiz! Şüphesiz Ki Sen Bizim Gizleyeceğimizi De Açıklayacağımızı Da Bilirsin. Çünkü Ne Yerde Ne De Gökte Hiçbir Şey Allah’a Gizli Kalmaz
İBRAHİM Suresi
38. Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz
.
II – Hz. Pir Arkasını Dönüp “Lakin Gaflet, Bütün Mevcudiyyetini Kusatmis Ve Bu Yüzden Arkamda Abdestsiz Namaz Kildın.’ Bunu Hiç Dogru Yapmadin.’ Demez Mi? Hayretten Az Kaldı Düsüp Bayılacaktım
..dönüsümde Hz. Pir’in (ksa) medresesinin önünden geçiyordum. Müezzin ikindi ezanını okuyordu. İçimden ‘bakalım su namazı onun arkasında abdestsiz kılayım farkına varacak mi?’ diye bir düsünce geçirdim. Camiye girdim, arkasında ikindi namazını kıldım. Namaz bitince hz. Pir bana dönerek: ‘Ey ogul? Bana bir hacet için gelseydin, mutlaka hacetini görürdüm. Lakin gaflet, bütün mevcudiyyetini kusatmış ve bu yüzden arkamda abdestsiz namaz kıldın.’ bunu hiç dogru yapmadin.’ demez mi? Hayretten az kaldi düsüp bayılacaktım.
Kaynak: http://ihvanforum.org/8139-abdulkadir-i-geylaniksa-hz-nin-muridleri.html
.
(Ayet) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz.
Yûnus
61. (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hattâ) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı)dır.
.
III – Ben Bu Makamda Resûlüllah’a Varis Olunca, Bütün Vücudum Bir Göz Olmuştu. Her Tarafımdan Görüyordum. Kıblemi Gördüğüm Gibi, Geride Giren Ve Çıkan Cemaati De Görüyordum. Hiçbir Şey Bana Gizli Kalmamıştı. Hattâ Namaza Yetişemiyenleri Ve Yanlış Kılanları Görüp Düzelttim
Muhyiddîni Arabî, kerâmât-ı kevniyyeye taallûk eden bazı kerâmâtdan da bahseder.
Fütühât’ın 36. babında:
«Biz şüphesiz havada yürürüz» ve yine «Birçok halkı havada yürürken gördük» demiştir. Bu keramet, insanın heykel-i zulmânîsinin, heykel-i nuranîsine kalbolduğu, kesretten letafete yol açtığı za¬manda ehlullahdan zuhur eden bir harikadır. Bu anda vücut tek bir nur, tek bir göz halinde inkılâb edebilir. Bundan bahsederken Muhyiddîni Arabî Fütühât’ının 69. babında:
«Ben bu makamda Resûlüllah’a varis olunca, buna eriştim. Fas şehrinde Mescid-i Ezher’de namaz kıldırırken, mihraba girdiğim vakit bütün vücudum bir göz olmuştu. Her tarafımdan görüyordum. Kıblemi gördüğüm gibi, geride giren ve çıkan cemaati de görü yordum. Hiçbir şey bana gizli kalmamıştı. Hattâ namaza yetişemiyenleri ve yanlış kılan¬ları görüp düzelttim» demiştir.
Kaynak: Muhyiddini Arabi Hazretleri – M.Kemal Pilavoğlu, Elifbe Yayınları, 3.Baskı, İst-1979 (S.46-47)