Kaza Ve Kaderin Tecellilerini Mürşidin Buyruklarındadır: Bu Yolda Başarıya Ulaşabilmek İçin Kâmil Bir Mürşide Teslim Olmak Şarttır. Hatta, Hakikat Ehline Göre, Kaza Ve Kaderin Tecellilerini Mürşidin Buyruklarında Aramak, Zorunlu Olarak Kabul Edilmiştir. Çünkü Asıl Kemâl; Sâlikin Beka’sında Değil, Fena’sındadır

I – Bu Yolda Başarıya Ulaşabilmek İçin Kâmil Bir Mürşide Teslim Olmak Şarttır. Hatta, Hakikat Ehline Göre, Kaza Ve Kaderin Tecellilerini Mürşidin Buyruklarında Aramak, Zorunlu Olarak Kabul Edilmiştir

.

I – Bu Yolda Başarıya Ulaşabilmek İçin Kâmil Bir Mürşide Teslim Olmak Şarttır. Hatta, Hakikat Ehline Göre, Kaza Ve Kaderin Tecellilerini Mürşidin Buyruklarında Aramak, Zorunlu Olarak Kabul Edilmiştir
Bu yolda başarıya ulaşabilmek için kâmil bir mürşide teslim olmak şarttır. Hatta, hakikat ehline göre, kaza ve kaderin tecellilerini mürşidin buyruklarında aramak, zorunlu olarak kabul edilmiştir. Çünkü asıl kemâl; sâlikin Beka’sında değil, Fena’sındadır. Bir sâlik; mürşidin sobet ve nazarıyla fena kedehinden içerek nefsiyle dünyayı unutacak olursa; kendisine öyle bir ilim kapısı açılır ki; onunla doğru ve kemâl sandığı bazı şeylerin yanlış ve yolkesici olduğunu anlar. Bundan sonra mürşidine sevgi ile gönül den. bağlanır. Ve (onun) uyarılarını canla başla uygulamaya koyulur.
Hülâsâ: Sâlik irade ve istekleriyle bütün varlığını mürşidin varlığında eritip tüketmeli, kendi nefsine ait hiçbir isteği kalmamalı, hatta nefsini murakabe ettiği zaman, kendisinde, mürşidinin irade ve isteklerinden başka birşey bulamamalı ki; o zaman gerçekten mürid olsun. (Yani iradesinden tamamiyle soyunabilsin).
İşte bu hali kazandıktan sonradır ki; mürşidin mazhar olduğıı tecellilerden kendisine (kabiliyet ve) nasibi kadar akisler ve parıltılar belirecektir.
Şeyhinde fâni olan bir müride, mürşidin aynasından öyle hakikatler görülmeye başlar ki; gerçekte (nefsi ve dünya ile ilgisi bu lunan) herşeyin hayal olduğunu anlar. O zaman onun yanında dünya nimetlerinin varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark kalmaz .
Kaynak: Nerden Gelip, Nere Gidiyoruz – Mustafa Güllü, Yaylacık Matbaası, İstanbul-1987 (S.704)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın