I – Mürşid Duyduğu Her Söze Aldırmamalı, Sıkıntı, Mihnet Ve Meşakkat Onu Değiştirmemeli, Kendisine Kurulan Hile Ve Tuzaklar Azmini Gevşetmemelidir. Mürşidine Göstereceği Sevgi, Malına, Evladına, Ve Canına Göstereceği Sevgiden Daha Fazla Olmalıdır
II – Muhabbetin (Sevginin) En Düşük Derecesi: Şeyhinin Tüm İsteklerini Kendi İsteklerinden Daha Üstün Tutmasıdır. Muhabbetin (Sevginin) En Yüksek Derecesi: Kendi Arzularını Şeyhinin Arzularında Yok Etmesi, Her Hangi Bir İstek Belirtmemesidir. Şeyhinin Bir İsteği Ve Emri Olursa Onu İstemesi, Bir Şey Emretmezse Hiç Bir Dilekte Bulunmamasıdır. Öyle Hale Gelmeli Ki Onun Emri Olmadan Hiç Bir Şey Yapmamalıdır. Bununla Beraber Şeyhiyle Zahirde Kavuşmayı Şiddetle İstemelidir
(Ayet) İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.
.
I – Mürşid Duyduğu Her Söze Aldırmamalı, Sıkıntı, Mihnet Ve Meşakkat Onu Değiştirmemeli, Kendisine Kurulan Hile Ve Tuzaklar Azmini Gevşetmemelidir. Mürşidine Göstereceği Sevgi, Malına, Evladına, Ve Canına Göstereceği Sevgiden Daha Fazla Olmalıdır
3- Mürid, talebinde, arzu ve gayesinde sâdık olmalıdır. Sıkıntı, mihnet ve meşakkat onu değiştirmemeli, kendisine kurulan hile ve tuzaklar azmini gevşetmemelidir. Mürşidine göstereceği sevgi, malına, evladına, ve canına göstereceği sevgiden daha fazla olmalıdır. Çünkü asil maksat Allah’a vasıl olmaktır. Bu ise ancak mürşidi vasıtasıyla gerçekleşecektir.
4- Duyduğu her söze aldırmamalı ve şeyhinin sahsına mahsus beşerî hareketlerine de iktida etmenin zarurî olmadığını bilmelidir. Mürid kendisine emredileni yapar. Şeyhinden her gördüğünün yapmaya zorlanmaz. Çünkü şeyhin bazı amelleri bulunduğu makam ve hale göredir. Mürşidin kendi yüksek makamında yaptığı basit görünen bir ameli mürid de aynen yapmağa kalkışırsa bu onun için zararlı olabilir.
Kaynak: Hadika kitabı, İmam-ı Birgivi’nin Tarikat-i Muhammediyye’sinin şerhidir
Kaynak: http://www.toplumgazetesi.com/mobil/koseyazisi.php?id=54
.
II – Muhabbetin (Sevginin) En Düşük Derecesi: Şeyhinin Tüm İsteklerini Kendi İsteklerinden Daha Üstün Tutmasıdır. Muhabbetin (Sevginin) En Yüksek Derecesi: Kendi Arzularını Şeyhinin Arzularında Yok Etmesi, Her Hangi Bir İstek Belirtmemesidir. Şeyhinin Bir İsteği Ve Emri Olursa Onu İstemesi, Bir Şey Emretmezse Hiç Bir Dilekte Bulunmamasıdır. Öyle Hale Gelmeli Ki Onun Emri Olmadan Hiç Bir Şey Yapmamalıdır. Bununla Beraber Şeyhiyle Zahirde Kavuşmayı Şiddetle İstemelidir
Mürşidi hatrında ihlasın en düşük derecesi: Müridin, dünya kutuplarla dolu olsa dahi feyiz kapısını ancak şeyhinin açabileceğini ve bütün ibadetlerinin şeyhinin bir tek nazarına (bakışına) eşit olamayacağına inanmasıdır.
İhlasın en yüksek derecesi: Şeyhinin tüm hareketlerinin, sözlerinin ve hatta latifelerinin (esprilerinin) nefsi, dünyevî, ve uhrevî (ahiret için) yarar için değil, ancak ruhanî ve Allah-u Teâlâ’nın (c.c) rızası için olduğuna inanmasıdır.
Muhabbetin (sevginin) en düşük derecesi: Şeyhinin tüm isteklerini kendi isteklerinden daha üstün tutmasıdır.
Muhabbetin (sevginin) en yüksek derecesi: Kendi arzularını şeyhinin arzularında yok etmesi, her hangi bir istek belirtmemesidir. Şeyhinin bir isteği ve emri olursa onu istemesi, bir şey emretmezse hiç bir dilekte bulunmamasıdır. Öyle hale gelmeli ki onun emri olmadan hiç bir şey yapmamalıdır. Bununla beraber şeyhiyle zahirde kavuşmayı şiddetle istemelidir. Zahirde kavuşunca, manen kavuşmayı yanık kalble şiddetle arzu ederek kendisini hiç bir şeyin oyalamasına izin vermemelidir; kalbindeki aşkı hiçbir şey söndürmesin ve onu yolundan gördüğü hiçbir şey alıkoymasın. Allahu Teâlâ’ya (c.c) yaklaştıkça ilahi makamlardan ne kadar uzak olduğunu anlar. Çünkü yakınlığın ve kavuşmanın dereceleri sonsuzdur.
Mürşidine teslim olmanın en düşük derecesi: Müridin kendi üzerinde şeyhinin tasarrufatını (etkilemesini) görmesidir. Böylece mürşidinin emri altında olduğunu bilir.
Kaynak: Adab-ı Fethullah – Şeyh Fethullahi Verkanisi, Menzil Yayınevi, Adıyaman, 1997(S.54-55)
.
(Ayet) İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.
BAKARA Suresi 165. ayet
İnsanlardan bazıları Allah’tan başkasını Allah’a denk tanrılar edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi.