I – Kim Bu Tarikata Sülük Edip, O Hakikata Kavuşursa, İzafetleri Düşürerek Zât-I Hakk’ı Tevhid Etmiş Olur. Böylece Hak Teâlâ Ona Mülk Ve Tasarruf İkram Eder. Taş Ve Kiremit Onlar İçin Altın Ve Gümüştür. Cin Ve İnsanlar, Canavarlar Ve Kuşlar Onların Emrindedir. Onların İstedikleri Şey, Arzularına Uygun Olur
II – Hüdayi’nin Hazretlerinin Yaprağı Altına Çevirmesi: Hüdâyî De Bu İlmi Bildiğini Altında Oturduğu Asma Ağacından Üç Defa Yaprak Koparıp Üfleyerek «Altına Tahvîl Etmek Süretiyle Gösterir
III – …Sonra Başını Semâya Kaldırdı Ve Şöyle Devam Etti: Ya Rabbl. Şu Odunu Altına Çevir. Elindeki Odun Altın Oldu Ve Tekrar Odun Olması İçin Dua Edince Tekrar Oduna Dönüştü
IV – Emir Sultan (k.s) Hazretlerin’den Kırk Deve Yükü Altın İstemişti. O Da Çuvallara Kum Doldurdu. Hazret-i Allah’ın Kudreti İle Kumlar Altın Oluverdi
.
I – Kim Bu Tarikata Sülük Edip, O Hakikata Kavuşursa, İzafetleri Düşürerek Zât-I Hakk’ı Tevhid Etmiş Olur. Böylece Hak Teâlâ Ona Mülk Ve Tasarruf İkram Eder. Taş Ve Kiremit Onlar İçin Altın Ve Gümüştür. Cin Ve İnsanlar, Canavarlar Ve Kuşlar Onların Emrindedir. Onların İstedikleri Şey, Arzularına Uygun Olur
Kim bu tarikata sülük edip, o hakikata kavuşursa, izafetleri düşürerek Zât-ı Hakk’ı tevhid etmiş olur. Böylece Hak Teâlâ ona mülk ve tasarruf ikram eder. Zira mülk, aslında meşiyyetin lüfü-zudur. Bu mülk ise, dünyada kazaya razı olan evliyâ-yı kirama mahsûstur. Yeryüzünün kara ve denizleri onların gönüllerine bir adımdır. Taş ve kiremit onlar için altın ve gümüştür. Cin ve insanlar, canavarlar ve kuşlar onların emrindedir. Onların istedikleri şey, arzularına uygun olur. Zira onlar, yalnız ALLAHü Teâlâ’nın mu-rad ettiğini irâde ederler. Dilemediği şey meydana gelmez. Onlara kimse heybetli gelmez. Onlar herkese heybetli görünür. Mevlâ’dan başka kimseye hizmet etmezler. Bütün mahlûkât onlara hizmette olur. Böylece ancak, Hak aşkına hizmet edebilirler.
Kaynak: Marifetname – Erzurumlu İbrahim hakkı, Bedir yay., İst-1993 (S.901)
.
II – Hüdayi’nin Hazretlerinin Yaprağı Altına Çevirmesi: Hüdâyî De Bu İlmi Bildiğini Altında Oturduğu Asma Ağacından Üç Defa Yaprak Koparıp Üfleyerek «Altına Tahvîl Etmek Süretiyle Gösterir
Hüdâyî’nin kimya ilmine vukufunu duyan bir meraklı, kendisinden kimya öğrenmek üzere müracaat eder ve ondan bu ilmi bilin bilmediğini» sorar. Hüdâyî de bu ilmi bildiğini altında oturduğu asma ağacından üç defa yaprak koparıp üfleyerek “altına tahvîl etmek” süretiyle gösterir.
Kaynak: Aziz Mahmud Hüdayi ve Celvetiyye Tarikati, Doç.Dr. Kamil Yılmaz, Erkam Yayınları, İst-1990 (S.83)
.
III – …Sonra Başını Semâya Kaldırdı Ve Şöyle Devam Etti: Ya Rabbl. Şu Odunu Altına Çevir. Elindeki Odun Altın Oldu Ve Tekrar Odun Olması İçin Dua Edince Tekrar Oduna Dönüştü
Abdülvahid b. Zeyd anlatıyor:
– Şam yolunda, Eyyub Sahtiyan? ile yürüyorduk. Birden önümüze siyah bir adam çıkiı. Sırtında odun yüklüydü. Ona:
• Arab. Rabbın Kimdir?.. Deyince kızdı.
• Benim gibisine böyle bir sual olur mu?.
Dedi. Sonra başını semâya kaldırdı ve şöyle devam etti:
– Ya Rabbl. şu odunu altına çevir.
O odun, hemen altın oldu. Sonra, bize döndü:
– Gördünüz mü?,.
Dedi Daha sonra, elini açtı ve:
– Ya Rabbi. şu altını odun eyle..
Diyerek dua elti. O allın eskisi gibi yine odun oldu. Bundan sonra, şöyle dedi:
– Bırakın böyle şeyleri. Ariflerin hikmetli işleri bitmez.
Eyyüb diyor ki.
– Bu iş üzerine ben mahcup oldum. Adam bizi çok utandırdı. O ana kadar böyle mahcup olmamıştım.
Sonra ben:
– Yanında yiyecek bir şey var mı?
Deyince., yanında bir kavanoz vardı; onu gösterdi. İçinde bal bulunuyordu; rengi kar gibi beyazdı, kokusu da çok nefisti. O balı bize verdi; verirken de şöyle dedi:
– Ondan başka ilâh yoktur. Ona yemin ederim ki; bu bal arıdan değildir
Balı yedik. Fakat şunu diyelim ki: Ömrümüzde ondan daha t atlı bir şey yiyemedik Haliyle hayret ettik. Bizim hayret etliğimizi görünce;
– Allah’ı bilen için şaşılacak bir şey yoktur. Allah’a kulluk eden onun işlerine taaccüb etmez. Ve bu gibi şeyleri görmek için Allah’a ibadet eden camidir. Çünkü bunlarla avunan yokla kalır.
O silah zat, şaşılacak bir halet içindeydi. Onu bir daha göremedim. Yemin ederim ki: Onu, o günkü haliyle ne öldüğünü ve kim olduğunu anlayamadım.
Kaynak: Onların Alemi – Ahmed-el Rufai, Çev.Abdülkadir Akçiçek, Rahmet Yayınları, 3.Baskı, İst-Tarihsiz. (S.97–99)
.
IV – Emir Sultan (k.s) Hazretlerin’den Kırk Deve Yükü Altın İstemişti. O Da Çuvallara Kum Doldurdu. Hazret-i Allah’ın Kudreti İle Kumlar Altın Oluverdi
«Dün Emir Sultan (k.s) Hazretlerini okuyorduk. Bir noktasında hayret ettik, hayran kaldık. Şöyle ki, Yıldırım Beyazıd Han Ondan kızı Hundi Sultan için kırk deve yükü altın istemişti. O da çuvallara kum doldurdu. Hazret-i Allah’ın kudreti ile kumlar altın oluverdi.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.263)