Ku’ran Ve Ayetlere Yemin Ederim. Eğer Meyhanenin (Tarikatın) Piri Lat’a Secde Edin Dese Müridler Ona Uyarlar” İhlas bu kadar mıdır?” Dediğimde ”Bu Kafi Değil Midir?” Buyurdu

I – Ku’ran Ve Ayetlere Yemin Ederim. Eğer Meyhanenin (Tarikatın) Piri Lat’a Secde Edin Dese Müridler Ona Uyarlar” İhlas bu kadar mıdır?” Dediğimde. ”Bu Kafi Değil Midir?” Buyurdu. Sonra Gavs (k.s) Bu Fakire (Halid-i Öleki (k.s)) Döndü: “Sen İhlas Hakkında Ne Diyorsun?”

(Ayet) Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza’yı? Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir

.

I – Ku’ran Ve Ayetlere Yemin Ederim. Eğer Meyhanenin (Tarikatın) Piri Lat’a Secde Edin Dese Müridler Ona Uyarlar” İhlas bu kadar mıdır?” Dediğimde. ”Bu Kafi Değil Midir?” Buyurdu. Sonra Gavs (k.s) Bu Fakire (Halid-i Öleki (k.s)) Döndü: “Sen İhlas Hakkında Ne Diyorsun?”
Minah-59 :
Gavs (k.s) Hazretlerinin yüce meclislerinde, ihlâs üzerine sohbet ediliyordu. Ben (Halid-i Öleki (k.s)) ihlâsı sordum. Cizreli Mevlana Ahmed (k.s)’in beytini okudu:
“Kur’an ve ayetlere yemin ederim.
Eğer meyhanenin (tarikatın) piri;
Lat’a secde edin dese,
Müridler ona uyarlar.”
”İhlas bu kadar mıdır?” dediğimde. ”Bu kafi değil midir?” buyurdu.
Sonra Gavs (k.s) bu fakire (Halid-i Öleki (k.s)) döndü: “Sen ihlas hakkında ne diyorsun?” Ben de: ‘Bana göre ihlas, hadis-i kudsinin delâlet ettiği gibi mürid, şeyhinin bütün sözleri, fiilleri, hareket ve sekenelerinin ancak Allah’ın (c.c) rıza ve emri ile olduğuna yakinen inanmasıdır.’ dedim. Gavs (k.s) bu cevabımı beğenerek ‘Gerçek ihlâs budur. Bundan başkası yukarıdaki dörtlük gibi ehl-i sekrin kelâmıdır.” buyurdu.
Kaynak: Minah – Seyyid Sıbgatullah Arvasi (59.Minah, Sayfa: 62)
Kaynak: http://www.gonullersultani.net/tasavvufi-eserler/minah-sib-arvasi/760-minah-3-bolum.html

.

(Ayet) Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza’yı? Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir
Necm Suresi
17. (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
18. Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü.
19. Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza’yı?
20. Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat’ı?
21. Size erkek O’na dişi öyle mi?
22. Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim.
23. Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
24. Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak)tır?
25. Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah’ındır.
26. Göklerde nice melek var ki Allah’ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiçbir işe yaramaz.
27. Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29. Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30. İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın