Şeriatte Helal Olan Tarikatte Haram, Tarikatte Helal Olan Hakikatte Haramdır. Örnek Verecek Olursak Kısas Şeriatte Helaldir, Tarikatte Haramdır. Tarikat Fiilin Hak Olduğunu Bilir Ama Vasıtayla Da İlgilenir. Hakikat Vasıtadan Geçmiş, Allah’ı İle Meşguldür

I – Şeriatte Helal Olan Tarikatte Haram, Tarikatte Helal Olan Hakikatte Haramdır: Şeriatte Doyduktan Sonra Yemek İsraftır. Tarikatte İse, Doyuncaya Kadar Yemek İsraftır. Hakikatte, Kifayet Miktarını Allah’ın Huzurundan Gafil Olarak Yemek İsraftır. Marifette De, Bütün Bunlara İlaveten Nimetlerdeki İlahi Tecellileri İdrak Etmeden Yemek İsraftır. İsraf İse Haramdır

II – Şeriatte Helâl Olan Tarikatte Haram, Tarikatte Helâl Olan Hakikatte Haramdır. Meselâ Kısas Şeriatte Helâldir, Tarikatte Haramdır. Şeriatte Kısas Vardır. Tarikat Fiilin Hak Olduğunu Bilir Ama Vasıtayla Da İlgilenir. Hakikat Vasıtadan Geçmiş, Allah’ı İle Meşguldür. Mârifet İse Halkta Hakkı Görmek Derecesine Ermek Demektir. Tarikatın İcabı Sükûttur, Fiilin Hakk’tan Olduğunu Bilen Nasıl Konuşur

III – Adam Gitmiş Dört Kişinin Ensesine Bir Tokat Atmış. ‘’Birinci; Şeriat Kapısını Geçememiş Biri İdi. Şeriatta Tokadı Yiyince Kalktı, Aynısını Sana İade Etti. İkinci; Tarikât Kapısındadır. Tokadı Yiyince O Da Kalktı, Tam Tokadı İade Edecekti Ki, Tarikât Öğretisinde Verdiği Söz Aklına Geldi. “Sana Kötülük Yapana Bile İyilik Yap”. Onun İçin Döndü, Yerine Oturdu. Üçüncü; Marifet Kapısına Kadar Gelmiştir. İyinin Ve Kötünün Tek Yaratandan Geldiğini Bilir, İnanır. Yaradan Bu Kötülüğe Hangi İblisi Alet Etti Diye Merakından Şöyle Bir Dönüp Baktı. Dördüncü; Hakikât Kapısını Da Geçmiştir. İyinin Ve Kötünün Tek Sahibi Olduğunu Bilir. Onun İçin Dönüp Bakmadı Bile

(Ayet) Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.

.

I – Şeriatte Helal Olan Tarikatte Haram, Tarikatte Helal Olan Hakikatte Haramdır: Şeriatte Doyduktan Sonra Yemek İsraftır. Tarikatte İse, Doyuncaya Kadar Yemek İsraftır. Hakikatte, Kifayet Miktarını Allah’ın Huzurundan Gafil Olarak Yemek İsraftır. Marifette De, Bütün Bunlara İlaveten Nimetlerdeki İlahi Tecellileri İdrak Etmeden Yemek İsraftır. İsraf İse Haramdır
Bazı mefhumlar vardırki Şeriatte helal olan tarikatte haram, tarikatte helal olan hakikatte haramdır. Örnek verecek olursak kısas şeriatte helaldir, tarikatte haramdır.
Hz. Ali k.v der ki
“Sen bana haramdan geç dedin ben ise helalinden de geçtim”.
Şeriatte doyduktan sonra yemek israftır.
Tarikatte ise, doyuncaya kadar yemek israftır.
Hakikatte, kifayet miktarını AllaH’ın huzurundan gafil olarak yemek israftır.
Marifette de, bütün bunlara ilaveten nimetlerdeki ilahi tecellileri idrak etmeden yemek israftır.
İsraf ise haramdır
Tarikatın ilk merhalesi şeriattır. İlahi hükümlerin kul tarafından gerçekleşmesini emredici kanun demektir.
Hakikat ise tarikatın bir üst seviyesidir. Demek ki taRikat; şeriatten hakikate varan yoldur. Hakikatle güçlenmeyen şeriat ve şeriate de bağlı olmayan hakikat geçerli değildir.
Şeriat hakikatin zahiri, hakikat ise şeraatin batını olup, şeriatsiz hakikat makamı bulunmaz. Hakikate ulaşabilmek için hakikat denizine dalmak gerekir. Hakikatte ikilik yoktur; bu makamda kişi, kahrı ve lutfu bir görür.
Tarikat; şeriatın meyvesidir ve hakikatin ağacıdır.
Kaynak: Facebook/Abdullah Kul/ ŞERİAT, TARİKAT, HAKİKAT, MARİFET NEDİR?
https://www.facebook.com/notes/abdullah-kul/%C5%9Feriat-tarikat-hakikat-marifet-nedir/231219347021871/

.

II – Şeriatte Helâl Olan Tarikatte Haram, Tarikatte Helâl Olan Hakikatte Haramdır. Meselâ Kısas Şeriatte Helâldir, Tarikatte Haramdır. Şeriatte Kısas Vardır. Tarikat Fiilin Hak Olduğunu Bilir Ama Vasıtayla Da İlgilenir. Hakikat Vasıtadan Geçmiş, Allah’ı İle Meşguldür. Mârifet İse Halkta Hakkı Görmek Derecesine Ermek Demektir. Tarikatın İcabı Sükûttur, Fiilin Hakk’tan Olduğunu Bilen Nasıl Konuşur
Cemalnur Sargut:
Şeriatte kısas vardır. Tarikat fiilin Hak olduğunu bilir ama vasıtayla da ilgilenir. Hakikat vasıtadan geçmiş, Allah’ı ile meşguldür. Mârifet ise halkta Hakkı görmek derecesine ermek demektir. Tarikatın icabı sükûttur, fiilin Hakk’tan olduğunu bilen nasıl konuşur.
Şeriatte helâl olan tarikatte haram, tarikatte helâl olan hakikatte haramdır. Meselâ kısas şeriatte helâldir, tarikatte haramdır.
Hz. Ali der ki “Sen bana haramdan geç dedin ben ise helâlinden de geçtim”.
Tarikatın ilk basamağı şeriattır. İlâhî hükümlerin kul tarafından îfâsını emredici kanun demektir. Hakikat ise tarikatın üst seviyesidir. Demek ki tarikat şeriatten hakikate varan yoldur. Hakikatle kuvvetlenmeyen şeriat ve şeriate bağlı olmayan hakikat makbul değildir. Tarikat; şeriatın meyvesi, hakikatin ağacıdır.
Tarikatte kutup makamına gelen kişi şeriat, tarikat, mârifet derecelerini geçmiş, seçilmiş, beğenilmiş ve sâfiyet kazanmış olursa (bu 7 makam, 4+3, Fâtiha’nın 7 âyetine, insanın cemâlinde olan 7 işarete, ayrıca ateş, hava, su ve toprak ile akıl, ruh ve nefse işarettir) o vakit devrin sahibi olur. Onun için Peygamber Efendimiz “beni gören Allah’ı görür, kim ki Allah’ın velisine ihanet ederse Allah’a ihanet eder” buyurmuştur.
Şeriat, tarikat, hakikat, mârifet sadece insanın geçirdiği evreler değildir. Dünya ve tabiat yani madde de bu devreleri geçirir.
Şeriat deri, tarikat et, hakikat kemik, mârifet iliktir.
Şeriat ilaç, tarikat ilacı yutmak, hakikat ise hastalığın geçmesidir.
Şeriat meşale, tarikat yol, hakikat varılacak yerdir.
Şeriat ilimdir, tarikat ameldir, hakikat o amelin semeresidir.
Şeriat gemi, tarikat deniz, hakikat oradaki incilerdir.
Kaynak: http://www.cemalnur.org/contents/detail/seriat-tarikat-hakikat-marifet-nedir/639

.

III – Adam Gitmiş Dört Kişinin Ensesine Bir Tokat Atmış. ‘’Birinci; Şeriat Kapısını Geçememiş Biri İdi. Şeriatta Tokadı Yiyince Kalktı, Aynısını Sana İade Etti. İkinci; Tarikât Kapısındadır. Tokadı Yiyince O Da Kalktı, Tam Tokadı İade Edecekti Ki, Tarikât Öğretisinde Verdiği Söz Aklına Geldi. “Sana Kötülük Yapana Bile İyilik Yap”. Onun İçin Döndü, Yerine Oturdu. Üçüncü; Marifet Kapısına Kadar Gelmiştir. İyinin Ve Kötünün Tek Yaratandan Geldiğini Bilir, İnanır. Yaradan Bu Kötülüğe Hangi İblisi Alet Etti Diye Merakından Şöyle Bir Dönüp Baktı. Dördüncü; Hakikât Kapısını Da Geçmiştir. İyinin Ve Kötünün Tek Sahibi Olduğunu Bilir. Onun İçin Dönüp Bakmadı Bile
Bu dört kapıyı anlayamayan öğrencilerinden biri Mevlâna’ya sormuş: “Efendim, bu dört kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?” demiş. Mevlâna: “Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var. Hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, ancak onlar ne yaparsa yapsın tepki gösterme sonra gel sana anlatayım” demiş.
Adam gitmiş birincinin ensesine bir tokat atmış. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlâna’nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var. Yaratana güvenip ikinciye de bir tokat atmış. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken kızgın kızgın bakıp vazgeçip yerine oturmuş. Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü söyle bir kafasını çevirip pis pis baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş. Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş. Öğrenci Mevlâna’ya dönmüş, olanları anlatmış ve ”günahsız insanlara tokat attım, bir de ben esaslı bir tokat yedim ancak ben bu işten hiçbir şey anlamadım” demiş.
Mevlâna: “İşte sana istediğin örnekler’’ demiş ve başlamış anlatmaya;
‘’Birinci; şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti. İkinci; tarikât kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki, tarikât öğretisinde verdiği söz aklına geldi. “Sana kötülük yapana bile iyilik yap”. Onun için döndü, yerine oturdu. Üçüncü; marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün tek yaratandan geldiğini bilir, inanır. Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı. Dördüncü; hakikât kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile”
Kaynak: http://www.sehriyar.info/?pnum=448&pt=D%C3%B6rt%20Kap%C4%B1%20K%C4%B1rk%20Makam

.

(Ayet) Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.
Hucurât
16. De ki: Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Bakara
178-179. Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın