Şeyh İster Ölmüş Olsun, Hatta Ölümünden Seneler Geçmiş Olsun, Yine O Himmet Eder, Fayda Verir. Ölen Şeyh Dahaçok Himmet Eder Çünkü Artık Onlar Kınından Çıkmış Kılıç Gibidirler. Hatta Gavsımın Ölüsü Günümüzde Yaşayan Binlerce Diriden Daha Fâidelidir

I – Meşâyıh-ı Kiramın Büyüklerinden Biri Diyor Ki, Diri İken Tesarruf Yapdıkları Gibi, Öldükden Sonra Da Tesarruf, Yardım Yapan Dört Büyük Veli Gördüm. Bunlardan İkisi, Ma’ruf-i Kerhi Ve Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleridir

II – Eğer Mürid Şeyhini İman Nurundan Dolayı Seviyorsa O Zaman Şeyh İster Hazır Olsun, İster Olmasın, Hattâ Ölmüş Olsun, Hatta Ölümünden Seneler Geçmiş Olsun, Yine O Himmet Eder, Fayda Verir. Onun İçin Bütün Asırların Bütün Velîleri Resulullah Efendimizin İman Nurundan Medet Alır, Fayda Görür;

III – Ölen Şeyh Dahaçok Himmet Eder; Onlar Kınından Çıkmış Kılıç Gibidirler: Bir Veli Ölünce Ruhu, Kınından Çıkmış Kılınç Gibi Olur.

IV – Keramet Velinin Ölüsünde De Dirisinde De Hasıl Olur. Peygamberler Ölünce, Peygam’berlikden Ayrılmadıkları Gibi, Velîler De Ölünce, Evliyalık Derecesinden Düşmezler

V – Bir Evliya Yaşarken Değil, Vefat Edince Daha Çok Feyz Verir: Ahirete İntikal Etmiş Bir Mürşid-i Kâmilin Nefsi Yoktur, Ruhu Kalıptan Çıkmıştır. Hayatı Garantidedir. Fakat Zamanın Mürşidinde Nefis Ve Şeytan Var, Önünü Göremiyor. Geçmiş Pirân-ı İzam Daima Ona Destek Verirler

VI – Pirân-ı İzam Zamanın Mürşidinin Muhakkak Yanındadırlar. Onların Tasarrufu İle Her Şey Olur. Onu Onlar İhata Ederler, Bir Nevi Onlar İdare Ederler. Çünkü Onlar Kınından Çıkmış Kılıç Gibidirler

VII – Evliyanın Ruhu, İş Yapar İki Cihanda, Deme, Bu Ölüdür, Nasıl Olur Derde Deva! Ruhu, Hakk’ın Kılıcı, Vücut Kılıftır Ona. Kınından Çıkan Kılıç Tesirli Olur Daha

VIII – Vefat Eden Evliya Zat, Yaşayandan Daha Çok Feyz Verir, Daha Çok Yardım Eder. Veli, Dünyada İken, Kınındaki Kılıç Gibidir. Ölünce, Kınından Çıkan Kılıç Gibi Olup, Tasarrufu, Tesiri Kuvvetlenir.

IX – Onun Ölüsü Günümüzde Yaşayan Binlerce Diriden Daha Fâidelidir. Evliya Mezarlarını Ziyaret Ederek, Feyz Vermeleri İçin Yalvar! Fatiha Ve Salevât Okuyup, Sevâblanın Mübarek Ruhlarına Göndererek, Onları Allahü Teâlânın Rızâsına Kavuşmak İçin Vesîle Yap Ki, Zahir Ve Bâtın Se’âdetlerine Bu Vesîle İle Kavuşulur

.

I – Meşâyıh-ı Kiramın Büyüklerinden Biri Diyor Ki, Diri İken Tesarruf Yapdıkları Gibi, Öldükden Sonra Da Tesarruf, Yardım Yapan Dört Büyük Veli Gördüm. Bunlardan İkisi, Ma’ruf-i Kerhi Ve Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleridir
Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri de(Mişkat) tercemesinde buyuruyor ki, (Peygamberler ve Evliya öldükden sonra, bunlardan yardım istemeğe, meşâyıh-ı izam ve fıkh âlimlerinin çoğu caizdir dedi.
Keşf ve kemâl sâhibleri, bunun doğru olduğunu bildirdi. Bunlardan çoğu ruhlardan feyz alarak yükseldiler. Böyle yükselenlere (Üveysî) dediler.
İmâm-ı Şâfi’î buyuruyor ki, imâm-ı Musa Kâzımın kabri, duamın kabul olması için bana tiryak gibidir. Bunu çok tecribe etdim. İmâm-ı Gazâlî buyurdu ki, diri iken tevessül olunan, feyz alınan kimseye, öldükden sonra da tevessül olunarak feyz alınır. Meşâyıh-ı kiramın büyüklerinden biri diyor ki, diri iken tesarruf yapdıkları gibi, öldükden sonra da tesarruf, yardım yapan dört büyük Veli gördüm. Bunlardan ikisi, Ma’ruf-i Kerhi ve Abdülkâdir-i Geylânî hazretleridir.
Kaynak: Tam İlmihal, Saadet-i Ebediye, Hakikat Kitabevi, 80.Baskı, İst.2000 (s:455-6)

.

II – Eğer Mürid Şeyhini İman Nurundan Dolayı Seviyorsa O Zaman Şeyh İster Hazır Olsun, İster Olmasın, Hattâ Ölmüş Olsun, Hatta Ölümünden Seneler Geçmiş Olsun, Yine O Himmet Eder, Fayda Verir. Onun İçin Bütün Asırların Bütün Velîleri Resulullah Efendimizin İman Nurundan Medet Alır, Fayda Görür;
Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
-Şeyhi kâmilin himmeti onun Allahü Teâlâ’ya iman nurudur. O iman nuru ile müridini terbiye eder, müridini bir halden diğer hale terakki ettirir. Eğer mürid Şeyhini iman nurundan dolayı seviyorsa o zaman Şeyh ister hazır olsun, ister olmasın, hattâ ölmüş olsun, hatta ölümünden seneler geçmiş olsun, yine o himmet eder, fayda verir. Onun için bütün asırların bütün velîleri Resulullah Efendimizin iman nurundan medet alır, fayda görür. Resulullah Efendimiz bütün velileri terakki ettirir. Çünkü o velilerin Resulullah Efendimize olan sevgileri saf, halis iman nurundandır. Şayet müridin şeyhini sevmesi vücudundan olur da, iman nurundan olmazsa o zaman huzurda olduğu vakit istifade eder, olmayınca da imdat kesilir. O zaman kusur müriddedir. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.366)

.

III – Ölen Şeyh Dahaçok Himmet Eder; Onlar Kınından Çıkmış Kılıç Gibidirler: Bir Veli Ölünce Ruhu, Kınından Çıkmış Kılınç Gibi Olur.
Bir veli ölünce ruhu, kınından çıkmış kılınç gibi olur.”
(Ruhu’l-Furkan, c. II, s. 67)
Kaynak: Mahmut USTAOSMANOĞLU başkanlığında bir heyet, Ruhu’l-Furkan Tefsiri, İstanbul 1992, c. II,

.

IV – Keramet Velinin Ölüsünde De Dirisinde De Hasıl Olur. Peygamberler Ölünce, Peygam’berlikden Ayrılmadıkları Gibi, Velîler De Ölünce, Evliyalık Derecesinden Düşmezler
Keramet, Velînin Ölüsünde de. Dirisinde De Hâsıl Olur. Peygamberler Ölünce, Peygam’berlikden Ayrılmadıkları Gibi, Velîler De Ölünce, Evliyalık Derecesinden Düşmezler.
Kaynak: Vehhabiye Nasihat, H.Hilmi Işık, İhlas Vakfı, 11.Baskı, İst. 1979 (S.88)

.

V – Bir Evliya Yaşarken Değil, Vefat Edince Daha Çok Feyz Verir: Ahirete İntikal Etmiş Bir Mürşid-i Kâmilin Nefsi Yoktur, Ruhu Kalıptan Çıkmıştır. Hayatı Garantidedir. Fakat Zamanın Mürşidinde Nefis Ve Şeytan Var, Önünü Göremiyor. Geçmiş Pirân-ı İzam Daima Ona Destek Verirler
Ahirete intikal etmiş bir Mürşid-i Kâmilin nefsi yoktur, ruhu kalıptan çıkmıştır. Hayatı garantidedir. Tasarrufu da o nisbette büyüktür, tehlikesiz hareket eder. Fakat zamanın mürşidinde nefis ve şeytan var, önünü göremiyor. Cambaz gibi ipin üzerinde yürüyor. Her ân bir tehlike ile karşı karşıyadır. Binaenaleyh geçmiş Pirân-ı izam daima Ona destek verirler, önünü gösterirler ve hiç yalnız bırakmazlar. Yapacağı işleri tanzim ettirirler. Çünkü Onun yapacağı iş değil. Onlar daima vazife başındadırlar.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.281)

.

VI – Pirân-ı İzam Zamanın Mürşidinin Muhakkak Yanındadırlar. Onların Tasarrufu İle Her Şey Olur. Onu Onlar İhata Ederler, Bir Nevi Onlar İdare Ederler. Çünkü Onlar Kınından Çıkmış Kılıç Gibidirler
Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimiz o kadara ileriye gitmişler ki, herhangi bir hâl kendilerinde tecelli ederse «Şeyhimin himmet ve tasarruflarıdır» buyururlarmış.
Hatta bir defasında bir zât, Şeyh Taha Hazretlerinin kabrini ziyarete gitmiş, istimdat etmiş, cevap gelmemiş. Yanındaki kabirden bir zât «O burada yok, İstanbul’da Şeyh Es’ad Efendi Hazretlerinin yanında» buyurmuş, Yani burada yok ki sana cevap versin.
Pirân-ı izam zamanın mürşidinin muhakkak yanındadırlar. Onların tasarrufu ile her şey olur. Onu Onlar ihata ederler, bir nevi Onlar idare ederler. Çünkü Onlar kınından çıkmış Kılıç gibidirler. Dünyâda iken insan her an nefsinin hile ve desiselerine uyabilir. Nefis insanı anlatılamıyacak kötülüklere duçar eder, hiç umulmayacak yerde maazallah kaydırabilir. Onun için o hilekâr nefsin, tard olunmuş şeytanın şerrinden kurtulmak için, Pirân-ı izam o Mürşidin etrafındadır. Onların tasarrufları bambaşkadır.
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.261)

.

VII – Evliyanın Ruhu, İş Yapar İki Cihanda, Deme, Bu Ölüdür, Nasıl Olur Derde Deva! Ruhu, Hakk’ın Kılıcı, Vücut Kılıftır Ona. Kınından Çıkan Kılıç Tesirli Olur Daha
Akşemseddin-i Veli hazretleri buyuruyor ki:
Tasarruf ehlidir ruh-u veli, dü cihanda,
Deme bu ölüdür, nasıl derde derman ola!
Ruh şimşir-i Huda’dır ten kılıf olmuş ona,
Dahi alâ kâr eder, bir tığ ki, üryan ola.
(Mecmuat-ül cevahir)
Yani deniyor ki:
Evliyanın ruhu, iş yapar iki cihanda,
Deme, bu ölüdür, nasıl olur derde deva!
Ruhu, Hakk’ın kılıcı, vücut kılıftır ona,
Kınından çıkan kılıç tesirli olur daha.
Kaynak: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3211

.

VIII – Vefat Eden Evliya Zat, Yaşayandan Daha Çok Feyz Verir, Daha Çok Yardım Eder. Veli, Dünyada İken, Kınındaki Kılıç Gibidir. Ölünce, Kınından Çıkan Kılıç Gibi Olup, Tasarrufu, Tesiri Kuvvetlenir.
Sual: Vefatlarından sonra da, tasarrufu devam eden evliya var mıdır?
CEVAP
Her velinin tasarrufu görülebilir. Ebu Abdullah el-Kureşi hazretleri buyuruyor ki:
(Vefatlarından sonra kabirde, kerametleri ve tasarrufları devam eden Evliyadan dördünü gördüm. Bunlar, Maruf-i Kerhi, Abdülkadir-i Geylani, Ukayl-i Münbeci ve Hayat bin Kays el-Harrani hazretleridir.)
Bazı Velilerin bazı özellikleri ön plana çıkar, mesela filan zat, çok cömert idi denir. Bu, diğerleri cömert değil anlamına gelmez. Bu da onun gibidir. Öldükten sonra kerametleri, tasarrufu çok görüldüğü ve çok meşhur olduğu için dördü söylenmiştir. Yoksa bu söz, diğer Evliyanın vefatından sonra tasarruf ve keramet sahibi olmadıklarını göstermez. Din kitaplarında buyuruluyor ki:
Veli, dünyada iken, kınındaki kılıç gibidir. Ölünce, kınından çıkan kılıç gibi olup, tasarrufu, tesiri kuvvetlenir. (Berika)
Kaynak: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3211

.

IX – Onun Ölüsü Günümüzde Yaşayan Binlerce Diriden Daha Fâidelidir. Evliya Mezarlarını Ziyaret Ederek, Feyz Vermeleri İçin Yalvar! Fatiha Ve Salevât Okuyup, Sevâblanın Mübarek Ruhlarına Göndererek, Onları Allahü Teâlânın Rızâsına Kavuşmak İçin Vesîle Yap Ki, Zahir Ve Bâtın Se’âdetlerine Bu Vesîle İle Kavuşulur
Abdüllah-ı Dehlevî hazretleri sekizinci mektubunda, (Bu fakîrin rûhâniyyetine teveccüh ediniz! Yâhud, mirza Mazher-i Cân-ı Cananın mezarına gidip, onun rûhâniyyetine teveccüh ediniz! Ona teveccüh edince, ALLAHü teâlânın feyzlerine kavuşulur. O, zemânımızdaki binlerce diriden daha fâidelidir) buyurmakdadır. (Makâmat-i Mazheriyye) 58. sahîfesinde buyuruyor ki, (Evliya mezarlarını ziyaret ederek, feyz vermeleri için yalvar! Fatiha ve Salevât okuyup, sevâblanın mübarek ruhlarına göndererek, onları ALLAHü teâlânın rızâsına kavuşmak için vesîle yap ki, zahir ve bâtın se’âdetlerine bu vesîle ile kavuşulur. Fekat, kalbi tasfiye etmeden, Evliya kalblerinden feyz almak güçdür. Bunun için, hâce Behâüddîn “kaddesALLAHü teâlâ sirrehül’azîz” evvelâ, Evliyanın kalblerinden feyz almağı nasîb etmesini ALLAHü teâlâdan istemek, daha iyidir, demişdir).
Kaynak: Tam İlmihal, Saadet-i Ebediye, Hakikat Kitabevi, 80.Baskı, İst.2000 (s.459)

.

(Ayet) Allah’ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır. Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler
Hicr;
20. Allah’ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
21. Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

.

(Ayet) Hem o kimseden daha şaşkın kim olabilir ki Allahı bırakır da kendisine Kıyamete kadar cevab veremiyecek kimselere duâ eder onlar ise onların duâlarından gafildirler
Ahkaf;
5. Hem o kimseden daha şaşkın kim olabilir ki Allahı bırakır da kendisine Kıyamete kadar cevab veremiyecek kimselere duâ eder onlar ise onların duâlarından gafildirler

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın